Sabır ve Kararlılık

  Güncel Konular

İslam’da Sabır ve Kararlılık


Sabır, insanın hoşlanmadığı ve zoruna giden şeylere karşı dayanma gücüne sahip olması demektir. İslam ahlâkının mühim bir esası olan sabır, kişiyi anlık duygularına kapılmaktan korur.
Kişi duygularına kapıldığı vakit çoğunlukla yanlış hareket eder. Mesela öfkesine kapılınca elinden bir kaza çıkar. İstek ve arzularına kapılınca harama yönelir. Kendisine zor gelen dini ve dünyevi görevlerini ihmal eder, hoşuna giden ama yanlış olan şeyleri yapar.
Sabırlı insan ise zoruna giden hislere geçici bir süreliğine katlanır ama sonunda büyük bir mükâfat elde eder. Demek ki sabırsızlık bütün kötü hallerin çekirdeğidir, sabır da bütün yüksek ahlâkların sıfatıdır.
Kur’an-ı Kerim‘e baktığımız zaman Peygamberimizi ve müminleri sabra teşvik eden birçok ayet görüyoruz. Bunlardan birinde Allah sabredenleri şöyle müjdeliyor:
Sabredin. Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal; 46)

Peygamberimizin Sabrı


Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Doğrusu kim Allah’tan korkar ve düştüğü felakete sabrederse; muhakkak ki Allah iyilik edenlerin mükâfatını boşa çıkarmaz.” (Yusuf; 90)
Sabır, müminin şu dünya hayatından geçip gidene kadar her zaman ihtiyaç duyacağı bir sığınağıdır. Çünkü dünya hayatında hem Allah’ın emirlerini yerine getirmek için, hem yasaklarından sakınmak için hem de başa gelenlerden dolayı gönül huzurunun bozulmaması için sabra ihtiyacı vardır.
Dünya imtihan âlemidir, emirler, yasaklar ve musibetlerin hepsi de imtihandır ve muhakkak başa gelecektir:
Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz; sabredenleri müjdele.” (Bakara; 155)


Peygamberimiz (s.a.v.) hiçbir insanın tahammül edemeyeceği zorluklara sabretti. O, kavminde asil, şerefli bir kimseydi. Herkes O’nun yüksek şahsiyetine hayrandı. Fakat Allah’ın ayetlerini okuyup batıl inançları eleştirince O’na düşman oldular. Önce hakaret, sonra işkence ettiler ve hatta öldürmeye kalktılar.
Aklı ermez inkârcılar, Allah’ın ayetlerini yalanlıyorlar ve eğer doğruysa azabın hemen gelmesini istiyorlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) bu sözlerden üzüntü duyuyordu. Allah-u Teala ise O’na hep sabri tavsiye ediyordu:
O halde (Resûlum), peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret…” (Ahkaf 35)


Peygamberimizin başarısı sabrın zaferidir. O, son derece sakin, sabırlı ve tedbirli hareket ederdi. Peygamberimiz (s.a.v.) başına gelen hallere sabrettiği gibi müminlere de sabri tavsiye ederdi:
Sabır ve tahammül gösteren kimseyi Cenab-ı Hakk sabırlı kılar. Sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet hiçbir kimseye verilmemiştir.” (Tirmizi, Birr, 76)

Yayınlanma Tarihi: 29 Nisan 2022 / Son Güncelleme Tarihi 29 Nisan 2022

Yazar hakkında

Yorum Yap