[Resim: islamilugat.gif]
by Kendinibulanadam at 01-12-2021, 01:28 PM
Hadis 1 :"Cennet ehli cennete, cehennem ehli de cehenneme girdiğinde Allah Teala: 'Kimin kalbinde bir hardal tanesi ağırlığında iman varsa onu çıkarın.' diye buyurur. Bunlar kavrulmuş kömür olmuş bir halde çıkarılırlar. Hayat nehrine atılırlar. Selin getirdiği yığındaki tanenin bitmesi gibi bunlar orada biterler."

Resulullah Aleyhisselâm ayrıca şöyle buyurdu: "Onu görmez misiniz, nasıl sarı ve kıvrak bir vaziyette biter." (Buharî, Rikak, 51)

Hadis 2 : (Cehennem ehlinin bir kısmı ne ölür, ne azaptan kurtulur, ne de hayata kavuşur. Bir kısmı da, ölür kömür halini alır. O zaman şefaat izni çıkar. Onlar Cennet kıyılarına kadar getirilir, Cennet ehline “Bunları hayat ırmaklarında yıkayın” denir. Yıkandıktan sonra yeni bitmiş taze ot gibi hayat bulurlar.)"[Müslim, İbni Mace, Darimi]

(Vallahi Cehenneme giren mümin, orada 80 yıl kalmayınca çıkamaz.) [Deylemi]


Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Kıyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hazreti Adem aleyhisselam'a gelip: "Evlatlarına şefaat et!" diye talepte bulunacaklar. O ise: "Benim şefaat yetkim yok. Siz İbrahim aleyhisselam'a gidin! Çünkü o Halilullah'tır" diyecek. İnsanlar Hazreti İbrahim'e gidecekler. Ancak o da: "Ben yetkili değilim! Ancak Hazreti İsa'ya gidin. Çünkü o Ruhullah'tır ve O'nun kelamıdır!" diyecek. Bunun üzerine O'na gidecekler. O da: "Ben buna yetkili değilim. Lakin Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gidin!" diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara: "Ben şefaate yetkiliyim!" diyeceğim. Gidip Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin verilecek. Önünde durup, Allah'ın ilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım hamdlerle Allah'a medh u senada bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım. Rabb Teala: "Ey Muhammed! Başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine gelecektir! Şefaatte bulun, şefaatin kabul edilecektir!" buyuracak. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum!" diyeceğim. Rab Teala: "(Çabuk onların yanına) git! Kimlerin kalbinde buğday veya arpa denesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar!" diyecek. Ben de gidip bunu yapacağım! Sonra Rabbime dönüp, önceki hamd u senalarla hamd ve senalarda bulunacağım, secdeye kapanacağım. Bana, öncekinin aynısı söylenecek. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: "Var, kimlerin kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanına döneceğim. Önceki yaptığım gibi yapacağım. Bana, evvelki gibi: "Başını kaldır!" denilecek. Ben de kaldırıp: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: "Var, kalbinde hardal danesinden daha az miktarda imanı olanları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben gidip bunu da yapacağım. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd u senada bulunacağım, sonra secdeye kapanacağım. Bana: "Ey Muhammedi Başını kaldır ve (dilediğini) söyle, sana kulak verilecektir! Dile, talebin verilecektir! Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir!" denilecek. Ben de: "Ey Rabbim! Bana Lailahe illallah diyenlere şefaat etmem için izin ver!" diyeceğim. Rabb Teala: "Bu hususta yetkin yok! -veya: Bu hususta sana izin yok!- Lakin izzetim, celalim, kibriyam ve azametim hakkı için lailahe illallah diyenleri de ateşten çıkaracağım!" buyuracak."

Kaynak : Buhari, Tevhid 36, 19, 37, Tefsir, Bakara 1, Rikak 51, Müslim, İman 322, (193)

( Sen de oku : bit.ly/Hadisiserif )L

Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Hazreti Enes Radıyallahu Anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar saf saf olurlar -İbnu Nümeyr dedi ki: "Cennet ehli saf saf olurlar.- Derken cehennem ehlinden bir kişi cennet ehlinden birine uğrar ve: "Ey fülan! Hatırladın mı sen su istemiştin de ben sana bir içimlik su vermiştim" der, (ve bu suretle Şefaat diler)Resûlullah Aleyhissalâtu vesselâm buyurdu kiSmile "Adam, o kimseye şefaat ederCehennemlik olan bir başka) adam, cennetlik olan bir başkasının yanından geçer ve ona: "Sana abdest suyu verdiğimi hatırlıyor musun?" der (şefaat ister. O da hatırlar) ve ona şefaat eder." (Ravi) İbnu Nümeyr (rivayetinde biraz farkla) şöyle der: "Ve cehennemlik olanlardan biri cennetlik olanlardan birine): "Ey falan! Beni şöyle şöyle bir işe gönderdiğin günü hatırlıyor musun? Ben o gün senin için gitmiştimBu sözüyle şefaatini ister. Cennetlik olan) kimse de ona şefaat eder."

Kaynak : İbnu Mace Sünen (3685) - Hds Sad7096)

( Sen de oku : bit.ly/Hadisiserif )
by Kendinibulanadam at 01-11-2021, 05:53 PM
[size=undefined]-.......Bize Abdullah ibnu Mes'ûd ® tahdîs edip şöyle demiş­tir: Bize Rasûlullah (S) tahdîs etti -ki, o kendi doğru söyler; kendisi­ne de doğru söylenir-: "Sizin herbirinizin yaratılışı (başlangıçta ana baba maddeleri) kırk gün ananın karnında toplanır. Sonra o madde­ler o kadar zaman (yânî kırk gün) içinde katı bir kan pıhtısı hâlini alır. Sonra yine o kadar zaman içinde mudğa, yânî bir çiğnem ete dönüşür. Sonra Allah ona dört kelime ile bir melek gönderir de, onun ameli, eceli, rızkı, şakı ve saîd olduğu yazılır. Sonra ona ruh üflenir (cenîn canlanır). İmdi sizden bir kişi (bu fıtratı gereği dünyâda) ce­hennem ehlinin işini işler de, hattâ kendisiyle cehennem arasında yal­nız bir kulaç mesafe kalır. Bu sırada (meleğin ana karnında yazdığı) yazı onun önüne geçer. Bu defa o kişi cennet ehlinin işini işler de cen­nete girer. Ve yine kişi cennet ehlinin işini işler, hattâ kendisiyle cen­net arasında bir kulaç mesafe kalır. Bu sırada (meleğin yazdığı) yazı onun önüne geçer de artık cehennem ehlinin işini işler ve cehenneme girer" [/size]

Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), elinde iki kitap olduğu halde yanımıza geldi ve: "Bu iki kitap nedir biliyor musunuz?" buyurdular. Cevaben: "Hayır, ey Allah'ın Resulü! bilmiyoruz. Ancak bildirmenizi istiyoruz!" dedik. Bunun üzerine sağ elindekini göstererek: "Bu Rabbülalemin'den (gelmiş) bir kitaptır, içerisinde cennet ehlinin isimleri mevcuttur. Hatta onların babalarının ve kabilelerinin isimleri de mevcuttur ve sonunda da icmal yapmıştır. Bunlara asla ne ilave yapılır, ne de onlardan eksiltmeye yer verilir. Hiç değişmeden ebedi olarak sabit kalır" buyurdular. Sonra sol elindekini göstererek: "Bu da Rabbülalemin'den bir kitaptır. Bunun içinde de ateş ehlinin isimleri, onların atalarının isimleri ve kabilelerinin isimleri vardır. En sonda da icmallerini yapmıştır. Bunlara asla ne ziyade yapılır, ne de eksiltmeye yer verilir!" buyurdular. Ashabı sordu: "Öyleyse ey Allah'ın Resulü, niye amel ediliyor? Madem ki her şey önceden olmuş bitmiş, yazılmış ve artık yazma işinden fariğ olunmuş (bir daha yapma gayreti de niye)?" Resulullah şu cevabı verdi: "Siz amelinizle doğruyu ve istikameti arayın! İtidali koruyun. Zira, cennetlik olan kimsenin ameli, cennet ehlinin ameliyle sonlanır, (daha önce) ne çeşit amel yapmış olursa olsun. Keza cehennemlik olanın ameli de cehennem ehlinin ameliyle sonlanır, hangi çeşit amel ile amel etmiş olursa olsun!" Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sonra elindeki kitapları atıp, elleriyle işaret ederek dedi ki: "Rabbiniz kullardan artık fariğ oldu, bir kısmı cennetlik, bir kısmı da cehennemliktir."

Kaynak : Tirmizi, Kader 8, (2142)

( Sen de oku : bit.ly/Hadisiserif )

Andolsun, cinn ve insanlardan (küfre, kötülüğe ve nankörlüğe sapan) birçoğunu cehennemlik (olarak) çıkardık (ve fırsat verip çoğalttık) ki; onların kalpleri vardır, bununla (gerçeği) kavrayıp anlayamazlar. Gözleri vardır, onlarla (ibret alarak) görüp bakamazlar. Kulakları vardır bununla işitip (hakikati) duyamazlar. Bunlar, hayvanlar gibidirler, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar, (yaratılış amacından ve ahiret hazırlığından) gafil olanlardır. (Araf - 189)
by Kendinibulanadam at 01-11-2021, 05:41 PM
"Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerine şefkat göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuz kalıp acı çekerler."

( Müslim,"Birr",66)

Bu durum çok görülen bir durumdur. Mümin insanlar arasında acı çekenler oldukça rahatsız olup acı çekeceğiz. Ben de buna çok şahit oldum. Bir birimiz için dua etmemiz ve yardım da bulunmamız gerekli.
by Kendinibulanadam at 01-10-2021, 07:50 PM
"Bir gün adamın birisi yaptığı kötülüklerin cezlasını çekmek için cehenneme götürülüyor.Melekler o adamı tutmuşlar cehenneme doğru sürüklemektedirler.

Adam  bin pişman.Hem gidiyor hem de dönüp arkasına bakıyor.Rabbimiz soruyor meleklerine:Kulum niye ardına dönüp baktı bir öğrenin diyor.Soruyor melekler,niye baktın diye.Adam iki büklüm cevap veriyor.Ne kadar çamura batsam,ne kadar günah işlesem rabbim affedecektir zannındaydım, diyor.


İşte o zaman Allah meleklerine şöyle sesleniyor:Madem  öyle zannetmiş,beni öyle biliyor,bırakın,salıverin gitsin,diyor ve affediyor."
****
“Kıymat günü Allah bir adamın cehenneme girmesine hükmetti. Allah’ın huzurundan alınıp cehenneme sevkedilirken adam geri dönüp bakar ve ‘Benim Allah’a karşı beslediğim ümidim böyle değildi!’ der. Allah: ‘Senin benim hakkımdaki düşüncen nasıldı?’ diye sorar. Adam: ‘Ben Rabbimin Rahim, Gafur (sonsuz merhamet ve mağfiret sahibi) olduğunu düşünüyordum.’ diye cevap verir. Bunun üzerine Allah: ‘Onun benim hakkımda hüsnü zannı var; ben de elbette onu cennete koyacağım.’ diye buyurur.” (Kenzu’l-Ummal, h. no: 5846)" Bu hadislerden anlaşıldığı gibi cehennem hükmü değişiyor. Mühim olan Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek.
by Kendinibulanadam at 12-29-2020, 07:04 PM
Hayatta bir şeyleri sevmek çok önemli. Bir insan hayatta umutsuzluğa kapılmamalı ve bir şeyleri sevmelidir. Hiç bir şeyi sevmemek çok kötü bir şeydir. İnsan ya bir insanı ya bir hayvanı yada bir icadı veya sevilebilmesi çok önemlidir.Bunların yanı sıra Allah'ı ve peygamberleri, alim ve evliya gibi velilik mertebesine ermiş kişileri, salihleri sevmelidir.İbadet etmeyi ve Kur'an'ı sevmelidir. Yararlı kitapları sevmelidir. Bir insan sevmekten vazgeçerse her şeyi kaybeder. Hayat sevince güzeldir. İnsan sevmeye ve sevilmeye muhtaçtır. Muhyiddin-i Arabî hazretleri şöyle söylemiştir: " Sevgi olmasa hiç bir şey meydana gelmezdi. Sevgi öyle yüce bir sultandır ki,her şey ona bağlıdır." Peygamber efendimiz s.a.v : "Kişi sevdiği ile beraberdir." (Buhârî, Edeb 96; Müslim, Birr 165.) demiştir. Yani yanında olmasa bile sevenler beraberdir. Mesafe önemli değildir. Peygamber efendimizin bir başka hadisi,Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedik­çe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceği­niz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yaygınlaştırınız." (Müslim, İman 93.)
Mevlana hazretleri "Seven sevdiklerini gönlünde taşır." demiştir. Yani sevenler hep beraber. Mevlana hazertleri başka bir sözünde: "Kimi ölür toprağa gömülür, kimi ölür yüreğe gömülür." demiştir. Ölenler bile kalpte sevgi olarak taşınabiliyor. Mevlana başka bir sözünde:"Aşk acısı çekmeyen kalp ya deliye ya ölüye aittir"diyor. Yani aşk önemli bir durum.Sevgi hakkında bir de Kur'an ayetlerinden bazılarını paylaşayım, Rûm suresi 21. ayet."O’nun varlığının delillerinden biri de, kendileriyle ülfet edip huzura ermeniz için size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesidir. Şüphesiz bunda, sistemlice düşünen bir toplum için nice dersler ve ibretler vardır." Mucâdele süresi 22. ayet:"Allah’a ve âhiret gününe iman eden hiçbir toplumun, Allah’a ve Rasûlü’ne karşı çıkanları sevip dost edindiklerini göremezsin; ister­se onlar babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları olsun! Allah, o topluluk fertlerinin kalplerine imanı nakşetmiştir ve kendi katından bir ruh ile onları desteklemektedir. Onları altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere yerleştirecektir. Allah onlardan râzı olmuş, onlar da Allah’tan râzı olmuşlardır. İşte bunlar Allah’ın taraftarlarıdır. İyi bilin ki, Allah’ın taraftarları, evet onlar, kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir!", Mümtehine 7. ayet:"Allah’ın emrettiği şekilde yaşayıp küfre karşı açık ve net tavrınızı ortaya koyarsanız, bakarsınız Allah sizinle şu anda karşılıklı düşman olduğunuz kimseler arasında, onları doğru yola iletmek suretiyle bir sevgi ve yakınlaşma var eder. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter. Allah çok bağışlayıcıdır, sonsuz merhamet sahibidir." Allah'ta Kur'an ayetlerine göre sevdiklerini bildiriyor. – İşte ayetler: “Allah sabredenleri sever” (3 / Ali İmran146)  
–  ” Allah (haksızlıktan) sakınanları sever ( 9/ Tevbe 4) 

..Yaptığınızı güzel yapın; Allah güzel yapanları sever (2/ Bakara 195- 5/ Maide 13, 93). “…Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, TEMİZLENENLERİ de sever (2/ Bakara 222)

–  “Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları( kulluk bilincinde olup kendini koruyanları )sever (3 Ali İmran 76).

–  “O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever (3/ Ali İmran1)                                                                
“…Kararını verdiğin zaman da artık —          Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever( 3/Ali İmran 159).

“…hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Allah adil olanları sever” (5/ Maide, 60/ Mümtehine 8).

–  Allah (ahdi bozmaktan) sakınanları sever (9/ Tevbe7)

–  Dayanıp güvenenleri sever ( 3/Ali İmran 159).34)

– Allah çok temizlenenleri sever (9/ Tevbe 108

…ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil olanları sever(49/ Hücürat 9).

-Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever ( 61/ Saff 4). Sevgi ile ilgili bazı hadisler aşağıdadır: Hadislere Göre Allah Kimleri Sever?**

–  “Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıracak olan amellerden en çok hoşuma gideni (kulumun) ona farz kıldığım şeyleri eda etmesidir. Kulum nafilelerle bana yaklaşmaya[1] devam eder ve sonunda sevgime erişir. Onu bir sevdim mi onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey istedi mi onu muhakkak veririm. Benden sığınma talep ederse onu mutlaka korurum. Ben yaptığım hiçbir şeyde mü’min kulumun ruhunu kabzedecekken ettiğim kadar tereddüt etmedim. (Zira) o ölümü sevmez ben de onun sevmediğini sevmem.”

**-  Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
** “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allah bir kulu sevdi mi Hz. Cebrâil aleyhisselâm’a:”Allah falanı seviyor, onu sen de sev!” diye seslenir. Onu Cebrâil de sever. Sonra o, sema ehline: “Allah falanı seviyor, onu siz de sevin!” diye nidâ eder, derken, bütün sema ehli de onu sevmeye başlar. Sonra onun için arz (halkı arasına hüsn-ü kabûl) konur.[Buhârî, Tevhid 33, Edeb 41; Müslim Birr 157, Muvatta, Şi’r 15; Tirmizî, Tefsîr, Meryem (3160).] 
**Hadisin Müslim’ deki rivayetlerinde şu ziyade var:**

-“Allah Celle Celâluhu, bir kula da buğzetti mi Cebrâil Aleyhisselâm’a: “Ben falancaya buğzettim sen de buğzet!” diye seslenir. Ona Cebrâil de buğzetmeye başlar. Sonra Cibrîl sema ehline nidâ eder:”Allah Celle Celâluhu falan kimseye buğzetti, siz de buğzedin!” Sonra yeryüzüne onun için buğz vaz’edilir.”

-(Allahü teâlâ bir kulunu sevdiği vakit, günah o kula zarar vermez.) [Deylemî]

[Yani Allahü teâlâ, o kuluna günah işletmez demektir. Peygamber efendimizin (Ya Rabbi, bugünden sonra Osmana günah yazma!) buyurması da böyledir.

Bu hadis-i şerif, Hz. Osmanın günah işlemiyeceğini gösterir.]

**Bir kulu Allahü teâlânın sevip sevmemesi nasıl belli olur?**

**- Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:**

-(Allahü teâlâ bir kulunu severse, onu çeşitli dertlere maruz bırakır.) [Taberânî]

-(Allahü teâlâ, bir kulu sevdiği vakit, onu dertlere müptela kılar. Kul sabrederse, ondan razı olur.) [Deylemî]

-(Allahü teâlâ bir kulunu sevdiği vakit, o kulun kalbinde, iyiye yönlendirici, kötülüklerden uzaklaştırıcı bir kuvvet verir.) [Deylemî]

-(Allahü teâlâ, kuluna hayır murad ettiği vakit, kusurlarını ona gösterir.) [Deylemî]

-Ebu Ümame’den aktarıldığına göre, Peygamberimiz (asv) şöyle buyurdu:

 -Allah’ı kullarına sevdirin ki Allah da sizi sevsin.(suyuti el camius sağir,1/251)

**Allahın sevdiği ve sevmediği 3 kişi kimlerdir?ibn-i Ömer in rivayetine göre:
**Resulullah sav şöyle buyurdu:Kıyamet günü misk tepesi üzerinde 3 kişi vardır:Öncekiler de sonrakiler de onlara imreneceklerdir.Her gün her gece 5 vakit namaza çağıran müezzin,kendisinden memnun olan cemaate imam olan kişi, Allah’ın ve efendisinin hakkını yerine getiren köle.(müsned,4568),        Abdullah ibni Mes’ud’dan rivayet edildiğine göre:Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:Üç kişi vardır ki Allah onları sever:Geceleyin kalkıp Allah’ın kitabını okuyan adam, sağ eliyle verdiği sadakayı sol elinden gizleyen kimse,bir müfrezede bulunup arkadaşlarının kaçması üzerine düşmanı tek başına karşılayan kişi.(Tirmizi rivayet etmiştir.)

**Ebu Zer(r.a.)dan rivayet edildiğine göre Resulullah(s.a.v.)şöyle buyurmuştur:
**Üç kişi vardır ki Allah onları sever.Üç kişi de vardır ki Allah onlara buğzeder.Allah’ın sevdiği kimselerden birincisi bir toplumdan bir şey ister, bu istediği şey Allah içindir aralarındaki yakınlıktan dolayı değildir.Onlar da bu adama bir şey vermezler.Bir adam onlardan geri durarak gizlice bir şeyler verir, bu verdiğini sadece Allah ve verdiği kimse bilir .İkinci kimse:Bir toplum geceleri yürürler sonra uyku onlara galip gelir ve başlarını eğerek uyurlar ancak bir adam kalkar benim rızam için ayetlerimi okur ve amel etmeye çalışır,üçüncü kimse ise bir müfrezede bulunur düşmanla karşılaştıklarında yenilirler fakat o ileri atılarak devam eder ya şehit olur veya Allah  o kimseye fetih nasip eder.Allah’ın gazaplandığı üç kişi ise zina eden ihtiyar, büyüklük taslayan fakir,hakka tecavüz eden zengin.(Nesai,kıyamul leyl.
**"-Ebû Hureyre radıyallahu anh’den, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir**Adamın biri, bir başka k öydeki (din) kardeşini ziyaret etmek için yola çıktı. Allah Teâlâ, adamı gözetlemek için onun yolu üzerinde bir meleği görevlendirdi. Adam meleğin yanına gelince, melek: Nereye gidiyorsun? dedi. Adam, şu (ileriki) köyde bir din kardeşim var, onu ziyarete gidiyorum, cevabını verdi. Melek: O adamdan elde etmek istediğin bir menfaatin mi var? dedi. Adam: Yok hayır, ben onu sırf Allah rızası için severim, onun için ziyaretine gidiyorum, dedi. Bunun üzerine melek: Sen onu nasıl seviyorsan Allah da seni öylece seviyor. Ben, bu müjdeyi vermek için Allah Teâlâ’nın sana gönderdiği elçisiyim, dedi.” (Müslim, Birr 38)

**- Ebû İdris el-Havlânî rahimehullah’dan şöyle dediği nakledilmiştir:**

Dımaşk mescidine girmiştim. Bir de ne göreyim, güleç yüzlü bir delikanlı ve başına toplanmış bir grup insan. Bunlar bir konuda görüş ayrılığına düştüler mi hemen o delikanlıya başvuruyor ve fikrini kabulleniyorlardı. Bu gencin kim olduğunu sordum. “Bu Muâz İbni Cebel radıyallahu anh’tır” dediler.

Ertesi gün erkenden mescide koştum. Baktım ki o genç benden evvel gelmiş  namaz kılıyor. Namazını bitirinceye kadar bekledim sonra önüne geçerek selâm verdim ve:

– Allah’a yemin ederim ki ben seni seviyorum, dedim.

– Allah için mi seviyorsun? dedi.

– Evet, Allah için, dedim. O yine:

– (Gerçekten )Allah için mi seviyorsun? dedi. Ben de:

– Evet,( gerçekten) Allah için seviyorum, dedim.

Bunun üzerine elbisemden tutarak beni kendisine doğru çekti ve şöyle dedi.

– Kutlarım seni. Zira ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim:

“Allah-u Teâlâ, “Sırf benim için birbirini seven, benim rızam için toplanan, benim rızâm uğrunda birbirini ziyaret eden ve sadece benim rızam için sadaka verip iyilik edenler, benim sevgimi hak ederler” buyurmuştur.” (Muvatta’, Şa’r 16)

-Ebû Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi:

Bir adam Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek:

– Ben açım, dedi. Allah’ın Rasûlü hanımlarından birine haber salarak yiyecek bir şey göndermesini istedi. O da:

– Seni peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok, dedi. Hz. Peygamber bir başka hanımından yiyecek bir şeyler istedi. O da aynı cevabı verdi. Daha sonra Rasûl-i Ekrem’in öteki hanımları da: Seni peygamber olarak gönderene yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok, diye haber gönderince, Rasûl-i Ekrem  sallallahu aleyhi ve sellem ashâbına dönerek:

– “Bu gece bu şahsı kim misafir etmek ister?” diye sordu.

Ensardan biri: – Ben misafir ederim, yâ Rasûlallah, diyerek o yoksulu alıp evine götürdü. Eve varınca karısına: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in misafirini ağırla, dedi.

Bir başka rivayete göre karısına: – Evde yiyecek bir şey var mı? diye sordu.

Hanımı:

– Hayır, sadece çocuklarımın yiyeceği kadar bir şey var, dedi.

Sahâbî:

– Öyleyse çocukları oyala. Sofraya gelmek isterlerse onları uyut. Misafirimiz içeri girince de lambayı söndür. Sofrada biz de yiyormuş gibi yapalım, dedi.

Sofraya oturdular. Misafir karnını doyurdu; onlar da aç yattılar. Sabahleyin o sahâbî Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gitti. Onu gören Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

– “Bu gece misafirinize yaptıklarınızdan Allah Teâlâ memnun oldu.” (Buhârî, Menâkıbü’l-Ensâr 10, Tefsîru sûre (59), 6; Müslim, Eşribe 172)

Ebü’l-Abbâs Sehl İbni Sa’d es-Sâidî radıyallahu anh’in söylediğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam geldi ve:

– Yâ Rasûlallah! Bana, yaptığım zaman hem Allah’ın hem de insanların beni seveceği bir iş söyle, dedi. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem:

– “Dünya ve dünyalıklardan yüz çevir, Allah seni sevsin; halkın elinde olandan yüz çevir, insanlar seni sevsin” buyurdu. (İbni Mâce, Zühd 1)

İbni Abbas radıyallahu anhumâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Abdülkaysoğullarından Eşecc’e:

“Sende Allah’ın sevdiği iki özellik vardır: Yumuşak huyluluk ve ihtiyatkârlık” buyurdu. (Müslim, Îmân 25, 26. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 149; Tirmizî, Birr 66; İbn; Mâce, Zühd 18)

– Âişe (r.anhâ) rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ kullarına lütufkârdır. Onlara kolaylık gösterilmesine memnun olur. Zorluk çıkaranlara ve başkalarına vermediği başarıyı ve sevabı, kolaylık gösterenlere verir.” (Müslim, Birr 77. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 10; İbni Mâce, Edeb 9)

Bu sebeple her Müslüman Allah’ın sevgisini kazanmak için bu hususları yerine getirmeye özen gösterir. Allah’ın sevgisini kazanmak için de bunların zıddı olan hususlardan şiddetle sakınır.

**Yine Kur’an’da Allah’ın sevmediğini bildirdiği kimseler de şunlardır.**

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor:

“ Dâvud (a.s)’un duasından birisi şöyle idi: “ Allah’ım, senden senin sevgini ve seni sevenleri sevmeyi ve senin

sevgine beni ulaştıracak amelleri dilerim. Allah’ım, senin sevgini, nefsimden çoluk çocuğumdan ve soğuk sudan daha sevgili kıl.” ( Tirmizî, Dâvud, 73)

Peygamberimiz her vesile ile Allah’a olan derin saygısını dile getirirdi. Ömer b. el-Hattab (r.a) anlatıyor: Peygamberimizin huzuruna Havazin kabilesinden bir takım esirler gelmişti. Bunların içinde emzikli bir kadın vardı. Çocuğunu kaybetmişti. O göğsüne biriken sütü esirler arasındaki çocuklara veriyor, emziriyordu. Bu kadın esirler arasında kendi çocuğunu bulunca hemen onu alıp bağrına bastı ve derin bir sevgi ile çocuğunu emzirmeye başladı. **Bu yüksek şefkat ve sevgiyi görünce Peygamberimiz bize:**

-Şu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz? Buyurdu,

**Biz:**

-Hayır, atmamaya gücü yettiği sürece atmaz, dedik. Bunun üzerine

**Peygamberimiz:**

-İşte Allah Teâlâ kullarına bu kadının çocuğuna olan sevgi ve şefkatinden daha merhametli ve şefkatlidir, buyurdu. ( Buhârî, “Edeb”, 18; Müslim, “Tevbe”, 4 )

Bir kere Ashaptan biri şöyle bir olay anlattı: Bir çalılığın içinde birkaç kuş yavrusu gördüm. Onları aldım ihramımın içine koydum. Biraz sonra anneleri geldi, ihramımın üzerinde dolaşıp durdu. Ben ihramımı açar açmaz o da yavrularının yanına girdi. Peygamberimiz bu olayı dinledikten sonra: “Anneliğin şefkatinden hayret mi ediyorsunuz? Beni gönderen Allah’a yemin ederim ki, Allah Teâlâ kullarını, bir annenin yavrularını sevmesinden daha fazla sever”, buyurdu. ( Şiblî, İslâm Tarihi-Asr-ı Saadet, İstanbul, 1928, c. II, s. 857)
by Kendinibulanadam at 12-28-2020, 07:56 PM
Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyudular ki: "Acele etmediği müddetçe herbirinizin duasına icabet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: "Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi." (Müslim'in diğer bir rivayeti şöyledir: "Kul, günah talebetmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icabet görmeye (kabul edilmeye) devam eder." Tirmizi'nin bir diğer rivayetinde şöyledir: "Allah'a dua eden herkese Allah icabet eder. Bu icabet, ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır, yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle olur, yeter ki günah taleb etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun.")

Kaynak : Buhari, Da'avat 22, Müslim, Zikr 92, (2736), Muvatta, Kurban 29 (1, 213), Tirmizi, Da'avat 146, (3602, 3603), Ebu Davud, Salat 368, (1484)

( Sen de oku : bit.ly/Hadisiserif )
by admin at 12-17-2020, 04:45 AM
Subhane Rabbiye'l-ala Anlamı

Ey Yüce Rabbim! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.
by admin at 12-17-2020, 04:44 AM
Subhane Rabbiyel Azim Anlamı
Ey büyük Rabbim! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim
by fatih.tepe at 11-05-2020, 11:58 AM
[Resim: su-kuyusu.png]
Türkiye'de Afrika ve Asya'da suya ulaşımın zor olduğu bölgelerde su kuyusları açan dernek ve vakıfları listeledim. Sıralama iyiden kötüye gibi bir sıralama değildir. Listede bulunan dernek ve vakıflara içiniz rahat bir şekilde bağış yapabilir, bu güzel projelerde destekçi olabilirsiniz.



DİYANET VAKFI


Türkiye'de olan kuruluşların en başında gelen Diyanet Vakfı insani yardımlarını gerçekleştirmektedir. Asya ve Afrika'da su kuyusu açan vakıf ve dernekler listesinde var olabilecek kuruluşların en başında gelmektedir. "Bİr Damla Bir Hayat" - "A Drop Of Life" sloganıyla yapmış olduğu kampanyanın detaylarına bakalım; 29 ülkede 5 milyon kişinin istifadesine sunulan 374 su kuyusu açtıklarını, 72 kuyu yapım aşamasında 84 kuyunun ise henüz proje aşamasında olduğunu görmekteyiz. 120 metre derinliğe sahip olan kuyunun 30 yıllık içme suyunu karşılayacağını belirtmekteler. Açılan kuyuların genellikle Müslüman bölgelerde açıldığını belirtmektedirler.


İHH VAKFI


Açılımı İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı olan İHH “iyilik her zaman, her yerde” sloganıyla yardıma muhtaç her bölgede yardımlarını sürdürmektedir. Su kuyusu açan en güvenilir derneklerden biridir. 20 yıl içerisinde 37 ülkede 8.369 (2020 yılı) adet su kuyusu açan dernek kampanya detaylarında su kuyularıyla alakalı çok teknik detaylara yer vermektedir. Kampanyada açılan su kuyuları ve açılacak kuyu maliyetlerine yer verilmektedir.


VUSLAT DERNEĞİ


Vuslat Derneği yurtiçinde ve yurtdışında insani yardım faaliyetleri sürdüren bir yardım kuruluşudur. Dernek 2020 yılı itibariyle toplamda 2910 adet su kuyusu açmıştır. Açılan kuyular Asya ve Avrupa bölgelerinde açılmaktadır. Kampanya detayında susuzluk çeken bölgelerle ilgili istatiksel bilgiler verilmiştir. Örnek açılan kuyu görsel ve videolarına dernek kampanya sayfasından ve Youtube hesabından ulaşılabiliyor.


Derneğin üç tip su kuyusu bağış fonu bulunmaktadır. 1. Tip bağışta 5bin TL verildiği taktirde bir su kuyusu maliyeti karşılanıyor ve isme özel kuyu açılıyor. Bu kuyu genellikle Asya ülkelerinde yer alıyor. 2. Tip bağışta 25 bin TL bedel karşılığında 1. Tip su kuyusuna göre daha büyük ve Afrika’da su kuyusu açılıyor. 3. Tip bağış ise genel su kuyusu bağış fonudur. Buraya gelen bağışlar genel su kuyuları bağış havuzuna gidiyor.


UMUDA KOŞANLAR DERNEĞİ


Etap etap su kuyusu açan susuz coğrafyalarda yardımda bulunan bu derneğin başkanlığını Gamze Özçelik yapmaktadır. Web sitesinde su kuyusu ile ilgili tüm detaylar verilmektedir. “Umut Pınarları Su Kuyuları” kampanyasıyla daha çok Afrika ülkelerinde kuyular açılıyor. Gamze Özçelik’i bu çalışmalarından dolayı tebrik ediyor, gayretlerinin devamını diliyoruz.


ÇARE DERNEĞİ


Çare Derneği hem hisseli hem de tek kalemde bağış yapılabilir projeleri vardır. Kampanya sayfalarında kuyularla ilgili hem teknik hem de istatiksel özellikleri bulunmaktadır. Web sitesinden kuyu görsellerini inceleyebilirsiniz. Kurban, yetim, ve sağlık gibi alanlarda faliyetlerini sürdürmektedirler.


HASENE DERNEĞİ


Daha çok yurtdışında faaliyetlerini sürdüren Hasene Derneği listemizdeki son kuruluştur. bu dernek 3 grup halinde bağışlar toplanmaktadır ve bu gruplara web sitesinden ulaşılabilmektedir. Fotoğraf galerisi bulunan sayfada tüm teknik ve istetistik bilgilere yer verilmiştir.
by dylhancan at 10-20-2020, 12:14 PM
selamnin aleykum arkadaslar,

ben internetten ogrenip namaza basladim.
kafamda cok soru isareti var, ama gurbetci oldugum icin ve su koronadan dolayi evden fazla cikmiyom ve internetten arastirma yapiyom.

bana biri cevap verirse sevinirim.

nazma kilarken 1rekata sure olarak ilhas, 2 rekata kevser sureleri okuyom.
aksam namazinda 4 rekat sunent kildigimda,
1 rekat kevser
2 rekat ilhas
3 rekat ayatel kursi
ve 4 unucu reka ta ya kevser ya ilhas okuyom.
sorun olmaz mi ? namazim bozulmaz mi ?

yani bilmek istedigim, ilhas ve kevser surelerini 3 ve 4 uncu rekatta da okuyabilirmiyim

internette arayip cevabini bulamadim.

simdiden beni okuyana ve cevap verenlere cok tesekur ederim :-))
  • 1(current)
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 11
  • Sonraki 
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
Kullanıcı Adı/E-Posta:

Şifreniz:


Giriş Yap
Forumda Ara

Forum İstatistikleri
Toplam Üyeler: 18
Son Üye: nasah27
Toplam Konular: 108
Toplam Yorumlar: 123
Kimler Çevrimiçi
Toplam: 6 kullanıcı aktif
0 Kayıtlı
» 5 Ziyaretçi
BinG