[Resim: islamilugat.gif]
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Namazın kılınış şekli
#1
Star 
[Resim: bannerayet.gif]
Namazın kılınış şekli

H.z Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerif te şöyle buyurmuştur:

Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız,sizlerde öyle kılın."(buhari)

namaz kılcak olan bir kimse,ilk olarak namazın şartlarından avret yerini örter,beden,elbise ve nama zkılacağı yerin temiz olup olmadığını kontrol eder.Sonra kıbleye dönerek niyet getirir ellerini kaldırarak iftitah tekbirini:" ALLAH-U EKBER" diyerek alır.tekbir alındıktan sonra ,Hanefi olanlar sağ el ile sol elinin bileğini kavrayıp,göbeğinin altında bağlar.Şafii olanlar ise göbeklerinin üzerine bağlarlar.

 Elleri kaldırmadan tekbir almak sünnete uygun değildir.ancak herhangi bir zaruretten dolayı ellerini kaldıramayanlar müstesnadır.Elleridne sadece birisini kaldırabilen kimsede bununla yetinir.

  Namaz kılmak için tekbir alan kimse,bundan sonra secde edeceği yere bakar.Ve hanefiler subhaneke duasını okur.

  Şafii mezhebine mensub olan kimseler ise "Veccehtü" duasını okurlar.

Daha sonra gizli olarak euzu-euzubillahimineşşeytanirracim çekilir.Sonra yine gizli olarak besmele- bismillahirrahmanirrahim çekilir.

Daha sonra fatiha okunur.Fatihanın sonundaki "veladdalin"lafzından sonra amin der.Fatihadan sonra bir sure veya bu surenin yerini tutacak en az üç ayet okur.

Tekbir getirip,rüku'a eğilir.Şafii olanlar rüku ya eğilirken ellerini,içleri kıble tarafına gelecek şekilde göğüs hizasına kadar kaldırırlar.Rüku sırasında eller ,parmakları normal bir şekilde açık olarak diz kapaklarına yerleştirilir ve sırt düzgün bir şekilde tutulup  baş ile kuruk sokumu aynı seviyede bulundurulur.Dizler düzgün ve dik olarak tutulur.Dirsekler vücuttan uzaklaştırılır.Rüku esnasında üç defa "Sübhane Rabbiye'l azim"denilir.

Daha sonra kişi başını rükudan"sem'iallahu limen hamideh"di-yerek kaldırır.imam a uyan kişi sadece:
"Rabbena leke'l hamd "der.

Şafii mezhebine göre ; imam gibi cemmaate her iki cümleyi de söyler ve ellerini ruküya giderken kaldırdığı gibi tekrar kaldırır.

  Rüku dan kalkıldığı zaman,ayakta durup beli tam doğrultmak sünnettir.

Rükudan kalkıp bel doğrulduktan sonra,tekbir getirilerek secdeye gidilir.Secdeye varıldığında önce dizler,sonra eller ve son olarakta burun ve alın yere konulur.Hanefilere göre yüz,iki elin arasına konulup dirsekler gövdeden ,karın ise uyluklardan uzaklaştırılır.

Şafii lere göre ise eller omuz hizasında bulundurulur.

Daha sonra tekbir getirilip baş secdeden kaldırılır.İki secde arasında mutmain olacak şekilde oturulur.Bu oturma esnasında sol ayak yatırılıp,sağ ayak dikilir ve eller uyluklar üzerine konulur.Sonra tekbir getirilip ikinci secdeye varılır.Secdede üç defa "Sübhane Rabbiye'l ala"denilir.

  daha sonra yine tekbir getirilerek ikinci rekat a kalkılır.
Hanefi mezhebine göre, ayağa kalkalrken iki ayağın üzerine kalkılır.kalkmadan önce oturulmaz ve iki el ile yere dayanılarak kalkılmaz.Fakat bir zaruret den dolayı kalkmakta bir zorluk çekilirse,bu takdirde yere dayanılarak kakılabilir.

 Şafii mezhebinde ise,istirahat oturuşu yapılır ve iki el ile yere dayanılarak kalkılır.

  ikinci rekat için ayağa kalkıldığı zaman,besmele çekilir.Fatiha ve bir sure veya bir kısım ayet okunur.Birinci rekattaki kıraatın ikinci rekatın  kıratından uzun olması menduptur.Daha sonra aynı birinci rekatta olduğu gibi rüku ve secde yapılır.

Teşehhüd için oturulduğu zaman,hanefi olanlar:"La İlahe" denirken sağ elin işaret parmağı kaldırır:"İllallah"denilirken indirilir.

 Şafii olanlar ise ;"İllallah " derken işaret parmağını kaldırır,selam verinceye kadar veya ayağa kalkıncaya kadar onu haraketsiz bir şekilde öyle bırakır.

 Eğer namaz,üç rekatlı bir farz namaz ise,tekbir getirilip kalkılır ve sadece fatiha okunur,rüku ve secde yapılarak teşehhüd için oturulur.Teşehhüd ,salavatlar ve dua okunur,selam verilir.Eğer dört rekatlı bir namaz ise,iki rekat daha kılıp teşehhüd yapıldıktan sonra selam verilir.

kaynak:ibadetlerin edeb ve sırları( yazıda bir hata veya eksik var ise ,hata,eksik bizdendir )
banner
Yaptığımız paylaşımlarda eksik ve hata varsa O hata bizimdir.(Yazım vb gibi hatalarımız varsa lütfen bize mesaj veya konu altından bildiriniz.)
[Resim: islamilugat.gif]

islami ürünler
Bul
Cevapla
#2
Eğer Islâm`ı tek kelime ile anlatmamız istense, "Namaz" diyebiliriz. Bu yüzden Allah Rasülü namazı, "dinin orta direği" diye nitelemiştir.(el-Hindî age. I/278 (1372), Ebu Naîm`den.)

İnsanlar Allah`ı tanımak için yaratılmışlardır. (K. ez-Zâriyat (51 ) 56: Ayrıca bk, Aclûn[M1>î[M2>, Kesfu`I-hafâ N/173.) Allah`ı iyi tanımışlığın en güzel göstergesi namazdır.

Namazın toplayıcılık niteliği vardır. Onda her türlü ibadetten bir parça bulunur. (Imam Rabbani Mektubat`ında bunu güzel izah eder.)

Namazı Yaratıcımız (c.c.) imana denk tutmus ve kıble değiştiginde, "geçmiş namazlarımız boşa mi gitti?" diye soranlara, "Allah sizin imanınızı zayi etmez" buyurarak, namazdan "iman" diye söz etmiştir. (K. Bakara (2) 143.)

Bu yüzden sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)`in arkadaşları da: "Biz namazdan başka hiçbir ibadeti terketmeyi küfre yani. kâfir olmaya denk saymazdık" demişlerdir.

Dünyada en üst makamdan en aşağı görülenine kadar herkesi aynı safta toplayıp, Allah`ın karşısında hepsinin insan olarak eşit olduklarını namaz kadar vurgulayan bir başka eylem yoktur.

İnsanın bedeninin gıdaya ve çeşitli vitaminlere ihtiyacı olduğu gibi, ruhunun da gıdaya ve vitaminlere ihtiyacı vardır. Ruhun temel gıdası namazdır. Ve insanın bedeni çeşitli kirlerle kirlendigi gibi ruhu da kirlenir. Namaz bu her iki kiri de temizler.

Namaz insanı yalnızlık duygusundan kurtarır. Günde en az beş defa tekbir alırken dünyayı ve içinde bulunanları arkasına atan, bu hareketiyle en azından şunları demek ister:

Bütün dünya bir yana olsa bana Allah`ım yeter. Ben ondan başka boyun eğecek kimse tanımıyorum.

Allah-u Ekber = En büyük Allah`tır, diyorum ve benim namazıma O`nun ihtiyacı olmadığını da böylelikle itiraf ediyorum.

Namaz sevgili Peygamberimiz aracılığıyla bizzat Yüce Allah`ımızın bize gönderdiği bir hediyedir; onu nasıl reddederiz?

Namaz Miraç hediyesi olmakla mü`minlerin Miracı sayılmıştır. Yani namaz insanı manâ âleminde alabildiğine yükselten bir asansördür. Ona tutunmayanlar aşağıların aşağısında kalacaklardır.

Namaza belki de en az muhtaç olan insan, Allah`ın Rasûlü Muhammed`dir. Ama o, aynı zamanda namazı en iyi anlayan insandır. Bu yüzden onun, ayakları şişecek kadar namaz kıldığıolurdu. Aişe annemiz ona bir seferinde acıyarak: "Ey Allah`ın Rasûlü, Allah senin geçmiş gelecek bütün günahlarını bağışladığını söylüyor, öyleyse kendini bunca yormak niçin?" diye sorduğunda O da:

"Sükreden bir kul olmayayım mi?" buyurmuştur. (Buharî tefsir 48, teheccüd 6; Müslim, münafikûn 79, 81.) Demek ki namaz, Allah`ımızın verdiği sayısız nimetlere karşı da bir şükür, yani tesekkürdür.

Artık kalp temizliğinin nasıl olduğunu daha iyi anlıyor olmalıyız. Demek ki, kalp temizliği namaz kılmamayı değil, daha çok kılmayı gerektirir.

Ancak namazın bütün bu iyi etkileri için bir şart vardır: Onu Allah`la yüzyüzeymis gibi kılmak. Yani "huşû" ya da "ihsan". Kendisini Allah`la konuşuyor sayarak o şekilde namaz kılmak. Onun için namaz kılanın önünden geçilmez. Konuşanlar, arasından geçmek terbiyesizliktir.

Bu yüzden Allah, kurtuluşa erecekler içerisinde öncelikle namazlarını "huşû" içinde kılanları sayar. ("Mû`minler elbette kurtulacaktır: Onlar ki, namazlarında huşuludurlar, boş şeylerden yüzçevirirler, zekâtlarını verirler, ırzlarını korurlar..:` K. Müminûn (23) 1-9.)

Bu yüzden Allah (c.c.) "Beni anmak için namaz kıl." (Tâ-hâ (20) 14.) buyurur. Demek ki namaz Allah`ı anmak yani zikretmek ve hatırlamak için kılınır.

Bu yüzden Allah (c.c.): "dosdoğru kılınan namaz insanları her kötülükten alıkoyar." (Akebût (29) 45.) buyurur. Bunu herkes, kırk gün değil, sadece bir hafta, hattâ bir gün huşû`lu namaz kılmakla açık seçik görür. Ama olabildiğince düşünerek, olabildiğince kontaktta.

Bu yüzden Allah Rasûlü dünya meşgaleleriyle yorulduğu ve sıkıldığızamanlarda: "Ey Bilal, kalk da bizi ferahlat!" (Ebû Dâvûd, edep 78; Müsned V/364, 371.) yani, ezan oku da namaz kılalım, buyururlardı.

Onun arkadaşlarından bazıları da namaza durduklarında Allah`tan başka her şeyi unuturlardı. Hattâ birisinin sırtına ok saplanmışti. Acısına dayanamadığı için çıkaramıyorlardı. Bu yüzden o namaza durduğunda çıkardılar. Duymamıştı bile. (Benzer bir olay için bk. Kandıhlevî, Hayâtu`s-sahabe NI/605.)

Bir başkası, namazda hatırına gelip kendisini Allah`ı anmaktan alıkoyduğu için, çok değerli hurma bahçesini Allah Rasûlü`ne bağışladı. (bk. Kandıhlevî age NI/544; Ibnü`I-münzir, et-Tergib I/316. )

Artık nasıl namaz kılmayız? Nasıl AlIah`a kulluğu kabullenmeyiz? Nasıl çocuğumuza namaz kıldırmamakla ona acıdığımızı zannederiz? Namazın yaşınıda, onu emreden belirliyor ve elçisine: "Çocuklarınız yedi yaşına gelince onlara namaz kılmayı öğretin ve onları namaza başlatin, on yaşına geldiklerinde de, eğer namaz kılmadıkları olursa, dövün, yataklarını da ayırın." dedirtiyor. Gerçekten de çocukken başlanılmayan şeylere sonradan alışmak çok zordur.
Bul
Cevapla
  


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi