19 Temmuz 2018, 08:52:02


Gönderen Konu: ŞEMÂİL-İ ŞERÎF  (Okunma sayısı 2200 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nebras34

  • Mudavim Üye
  • *
  • İleti: 75
  • www.islamilugat.com
ŞEMÂİL-İ ŞERÎF
« : 26 Temmuz 2013, 12:09:41 »
duvar kağıdı

                                           ŞEMÂİL-İ       ŞERİF     

Hz.  Peygamber  (s.a.v)’in , en  güzel  örnek  olması  bakımından,ibâdet, ahlâk , davranış  ve  yaşayışını,Allah’tan  gayri  varlık  âleminde  en  güzel  olan  şerefli  vücûdunun  güzelliklerini  anlatan  ilim.Bu  ilme  onun ,sıfatları , halleri ,husûsiyetleri  ve  sünnetide  dahildir.

Hz.Peygamber  (s.a.v)’in , şemâiliyle  ilgili  Hadîs’ler ,ya  müstakil kitaplar  halinde  yazılmış veya  büyük  Hadîs  mecmuâlarında  ibâdet, muâmelât, ahlâk, âdâp, zühd  ve  rekâik  bâblarındaki   Hadîs’ler  arasında , konuyla  ilgisi  açısından,dağınık  olarak  bulunmuştur.İbn  Kesîr , “Semâilü’r-Rasûl”  adlı  eserinde  konuyu  şöyle  anlatır:



 “Bu  konuda  ulemâ , gerek  eskiden , gerekse  şimdi, müstakil  veya  diğer  bilgilerle  karışık  olarak  kitaplar  yazmışlardır. Bu  konuda, en  güzel  ve  konuyu  en  iyi  ifade  eden  kitabı, İmâm  Ebû  İsâ  Muhammed b. İsâ b. Sevrâ et-Tirmîzî  yazmış, diğer  bilgilerden  arındırarak  meşhur  “Eş-Şemâil” isimli  eserini  meydana  getirmiştir”
.(İbn  Kesîr, Şemâilü’r-Rasûl, Kâhire  1967,5



Hz. Peygamber (s.a.s.)'den bahseden eserler, dört grupta toplanır:
1- Şemâil. Bu  konuda en  önemli  eserler, Ebû Îsâ et-Tirmîzî’nin  “Eş-Şemâil” , ve  İbn Kesîr’in “Şemâilü’rRasûl”  isimli  kitaplarıdır.


2-Delâilü’n-Nübüvve. Hz.Peygamber (s.a.v)’in  peygamberliğine  delâlet  eden  haberlerin  toplu  adıdır. Büyük  Hadîs  imâmları  eserlerinde  bu  konudaki  haberleri  ya ayrı  başlıklar  altında  yazmışlar veya  diğer  konular  arasına , konuyla  ilgisine  göre  dağıtmışlardır.Meselâ,   İmâm-ı  Buhârî’nin  “Sahîh” adlı  eserinde, “İslâmda  peygamberliğin alâmetleri” , İmâm  Müslim’in  “Sahîh”’inde  ise, “Resûlullahın  mûcizeleri” isimli   müstakil  bablar  açılmıştır. İmâm  Ahmed’in  “Müsned” adlı  eserinde de,her  sahâbenin  “Müsned”’inde de  dağınık  olarak  yazılmıştır.Delâil’le  ilgili  başlıca  müstakil  kitaplar  da  şunlardır:


a) Delâilü’n-Nübüvve >>Ebû  Nuaym  Ahmed b. Abdullah el-Isbahanî(ö.430 H.)

b)A’lâmü’n-Nübüvve   >>Ebü’l Hasen  Ali b. Muhammed el-Mâverdî eş-Şâfîî(ö.500H.)
c)Delâilün-Nübüvve  ve  Mâ’rifetü  Ahvâli  Sahibü’ş-Şeri’a ,>> Ebû  Bekr Ahmed b.  El  Hüseyn el-Beyhâkî (ö.458 H.)  Yedi  ciltlik  bu  eser  en  geniş  çalışmadır.

d)Delâilü’n-Nübüvve, >>Fâkîh Muhammed  Abdullah b.  Hamîd.

e)El-Meb’as. >> Hişam  b.  Ammâr.


3-Hasâis. Hz. Peygamber (s.a.v)’in  özelliklerinden  söz  eder.Bu  konuda  İmâm  Suyûtî’nin  “ El-Hasâisü’l-Kübrâ”  isimli  iki  ciltlik  eseri  mevcuttur.

4-Fezâil. Hz.Peygamber (s.a.v)’in  üstünlüklerinden  bahseder.Bu  konudaki  haberler  hem  yukarıdaki  kitaplarda ,hem de büyük  Hadîs  ve  siyer  kitaplarında,konusuna  göre  dağınık  olarak  bulunmaktadır.


Yukarıda  yazılan  dört  çeşit  ilmin  hepsi  bir  arada  toplanmıştır.İbn  Kesîr’in  Şemâilü’r-Rasûl  isimli  eseri  bunun  en  güzel  örneklerinden  biridir.Zaten delâil , hasâis  ve  fezâil de  şemâil  ile  ilgilidir.


Bu  konudaki  önemli  eserlerden  birisi ,Kadı  İyâz’ın  “eş-Şifâ bi  Ta’rifi  Hukûki’l  Mustafa”’sıdır.  Bu  değerli  eserin  Hafâcî  tarafından yapılan  dört  ciltlik  ve  Aliyyü’l-Karî  tarafından  yapılan  iki  ciltlik  şerhleri ,ihtivâ  ettikleri   bilgiler  açısından  önemlidirler.


İsmâil b. Yûsuf  en-Nebhânî’nin  iki  cilt  halinde  tercüme  edilen “Huccetullâhi  ale’l  Âlemîn  fî  Mu’cizati  Seyyidi’l-Mürselîn” isimli  eseri de, Şemâil’le  ilgili  haberleri  ihtivâ  etmektedir.


Şemâil  konusuna  açıklık  getirmek  üzere  şu  üç  örneği  alıyoruz:


1-Ebû  Nuaym el-Isbahânî’nin  ,” Delâilü’n-Nübüvve” adlı    eserinden:


Rasûlullah (s.a.v) bir  topluluğa  uğradı.Onlar  bir  geyiği  yakalamış  ve bir  çadır direğine  bağlamışlardı.Geyik,


-Ey  Allah’ın Rasûlü, ben  yakalandım, fakat  benim  iki  yavrum  var.Bana  izin  ver de  gidip  onları  emzireyim  ve  beni  yakalayan  bu  adamlara  geri  döneyim” dedi.

Rasûlullah (s.a.v);

-Bunun  sahibi  nerededir?  Diye  sordu.Topluluktakiler:

-Biziz, ey  Allah’ın  Rasûlü, dediler. Rasûlullah (s.a.v):

-O’nu  bırakın,gitsin  yavrularını  emzirip  geri  dönsün, buyurdu.
-Bu  konuda  bize  kim  kefil  olacak? Dediler.Rasûlullah(s.a.v):
-Ben, buyurdu.

Geyiği  saldılar.Gitti,yavrularını  emzirdi  geldi,yine  bağladılar.Rasûlullah(s.a.v) onların yanına tekrar  uğradığında :

-Bunun  sahibi  nerede diye  sordu.

-İşte  biziz  ey  Allah’ın  Rasûlü.  Dediler.

-Bu  geyiği  bana  satın, buyurdu.

-O.’nu  sana  bağışladık  ey  Allah’ın  Rasûlü , dediler.

-O halde  onu  salıverin , buyurdu.Onlar da geyiği  serbest  bıraktılar.


2-(İbn  Kesîr,Şemâil’ür-Rasûl ,281-282) adlı  eserinden:
(
Enes b. Mâlik (r.a)’den “ Ashabtan  mesleği  terzilik  olan  birisi  Rasûlulah(s.a.v)’i  hazırladığı  bir  yemeğe  davet  etmişti.Ben de  Rasûlullah’la  birlikte  bu  yemeğe  gittim.Rasûlullah (s.a.v)’e  arpa  ekmeği  ile ,içinde  kabak ve  kurutulmuş  et  bulunan  çorba  takdim  edildi.Enes  der ki;Ben  Rasûlullah’ın yemek  kabının  kenarlarından  kabağı  araştırıp  seçtiğini  gördüm.O  günden  beri de  kabağı  severim”.

3- Ebû  İsâ et-Tirmîzî ,Şemâil-i  Şerîfe , Tercüman- M.Sâdık  Aydın  ,İstanbul (1978,197 )

Rasûlullah (s.a.v)’in yüzünün  güzelliği  ve  organlarının  mütenâsipliği  konusunda, sıhhatli  ve   çok  rivâyetler  vardır.Bunlardan  bir  kısmı  şu  zâtlardan  rivâyet  edilmiştir:
Ali b. Ebi  Talib ,  Enes bin  Mâlik , Ebû  Hureyre , Bera’ b. Azîb ,  mü’minlerin  annesi  Âişe , İbn  Ebû  Hâle , Ebû  Cuhayfe , Câbir b.  Semûre , Ümmü  Mâ’bed , İbn  Abbas , Muarrıd  b.  Muaykıb , Ebû’t-  Tufeyl , Addâ  b.  Halid , Hureym  b.  Fâtik , Hâkim  b. Hizâm (r.a)….
 

Bu  rivayetlere  göre  ,Rasûlullah (s.a.v)  güzel  tenli , siyahı  gâyet  koyu , beyazında kırmızılık  bulunan ,büyücek  gözlü , uzun  kirpikli , kaşları  birbirinden  ayrı  idi.Dişleri  inci tâneleri  gibi  seyrek , az  değirmi  çehreli  ve  uzunca  yüzlü, açık  alınlı , göğsünü  kapayacak  kadar  sıkça  sakallı  idi.Göğsü  ile  karnı  aynı  hizada  ve  geniş  göğüslü  idi.

Kemikleri , omuzları ,pazıları  bilek  ve  baldırları  iri  ve  kalındı.Avuçları  ve  ayakları  genişçe , parmakları  uzunca  idi.M übarek  cildi  ipekten  yumuşak tı.Göğsünün  ortasında  göbeğine  kadar  ince uzun  bir  kıl  dizisi vardı.Ne  fazla  uzun ,ne de kısacık ,uzuna  yakın  orta  boylu  idi.Mamafih  uzun  boylu  bir  kimse  ile  yan yana  geldiğinde, ondan  daha  uzun  boylu  görünürdü.Saçları  ne  kıvırcık,ne de  dümdüzdü,Hafif  dalgalı  idi.Tebessüm  ettiği  zaman,karanlık  gecede  yıldırım  şavkmışçasına , inci  tanesi  gibi  ,dişleri  etrafa  nurlar  saçardı.Konuştuğu  zaman da yine  dişleri  etrafa  ışık  ve  nûr  saçardı.Boynu  gayet  mevzûn idi.Şişman  yüzlü  ve  yumru  yanaklı  değildi.Ne  zayıf , ne  semiz , ikisi  ortası  ve  sıkı  etli idi.


İsmâil  KAYA


                                                                               Alıntıdır
Hâyy'dan  geldik,  Hû'ya  gideriz......

Tags: