21 Şubat 2018, 06:12:14

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Hadis / Cennetler sekizdir
« Son İleti Gönderen: Mehmet Asa 19 Şubat 2018, 14:53:51 »
CENNET'ler Sekizdir:

1- Firdevs Cenneti,
2- Me'va Cenneti,
3- Adn Cenneti,
4- Naim Cenneti,
5- Darüs-Selâm Cenneti,
6- Darül-Celâl,
7- Darül-Karar,
8- Darül-Huld

Cennetler:
Allahü teâlâ arş ve kürsî altında, yedi kat göklerin üstünde, arşın nûru ile birbirinden yüksek sekiz Cennet yaratmıştır. Birincisi; Dâr-ül Cinân, beyaz incidendir. İkincisi; Dâr-üs-Selâm, kırmızı yâkuttandır. Üçüncüsü; Cennet-ül-Me'vâ, yeşil zeberceddendir. Dördüncüsü; Cennet-ül-Huld, kırmızı ve sarı mercandandır. Beşincisi; Cennet-ün Naîm, beyaz gümüştendir. Altıncısı; Cennet-ül-Firdevs, kırmızı altındandır. Yedincisi; Cennet-ül-Adn, büyük beyaz incidendir. Sekizincisi; Dâr-ül-Karâr, kırmızı altındandır.
2
Hadis / Aden cennetinin fiziksel özellikleri
« Son İleti Gönderen: Mehmet Asa 17 Şubat 2018, 14:47:20 »
Birinci Cennetin ismi Darül Celal’dir ki, beyaz incidendir.

İkincisinin adı Darüs-selamdır ki kırmızı yakuttandır.

Üçüncüsünü ismi, Cennet-ül me’vadır ki yeşil Zeberceddendir.

Dördüncüsünün adı, Cennet-ün -naim’dir ki beyaz gümüştendir.

Altıncısının adı Cennet-ül-firdevs’tir ki kırmızı altındandır.

Yedincisinin adı Cennet-ül karar’dır sarı misktendir.

Sekizincinin adı Aden Cennetidir ki en güzel Lü’lu’dendir.

farklı biyografideki belirtme Üçüncüsü, Cennet-ül-Me'vâ, yeşil zeberceddendir. Dördüncüsü, Cennet-ül-Huld, kırmızı ve sarı mercandandır. Beşincisi, Cennet-ün-Naîm, beyaz gümüştendir. Altıncısı, Cennet-ül-Firdevs, kırmızı altındandır. Yedincisi Cennet-ül-Adn büyük beyaz incidendir. Sekizincisi Dâr-ül-Karâr, kırmızı altındandır.



Aden Cenneti, büyük bir şehrin ortasında ve yüksek bir dağ üzerinde bulunan bir iç kale gibi bütün cennetlerin içerisinde ve ortalarında bulunmakla yeri, hepsinden dana güzel ve daha şereflidir. Cennetlerdeki nehirlerin çoğunun kaynağı buradadır. Sıddıkların ve Kur’an hafızlarının yeri burasıdır. Aynı zamanda Cenab-ı Hak’kın tecelli ettiği (göründüğü) yerdir. Her cennetin bir kapısı vardır ki, eni ve uzunluğu yüz yıllık yoldur ve her kapının iki kanadı vardır. Tekparça sarı altındandır. Rengarenk çeşitli mücevherlerle süslenmiştir. Birinci Cennetin kapısı üzerinde, La ilahe-illallah-Muhammed -ün resulullah yazılıdır. Diğer kapıların üzerinde (E ne la a’zap men kale La ilahe illallah= Ben, La ilahe illallah diyene azap vermem) yazılıdır. Bütün cennetlerin toprağı misk, taşları mücevherdir. Bitkileri çeşitli renkte kırmızı Za’ferran çiçekleridir. Binalarının bir taşı altın, bir taşı gümüş, toprağı amberdir. Köşkleri, en güzel lü’lü’dendir ve sarı yakuttandır ve hepsinin kapıları mücevherdir. Her köşkün önünde dört nehir akar ki biri hayat suyu, biri halis yoğurt, biri temiz şarap, biri süzülmüş baldır. Nehirlerin çevresi, meyveli ağaçlarla dolu ve süslüdür. Bu ağaçların dalları kurumaz, yaprakları dökülüp çürümez, meyveleri hiçbir zaman tükenmez. Birbirinden güzel ve üstün olan sekiz cennette akan daha nice (s:17) nehirler vardır. Biri Rahman nehridir ki bütün cennetlerden geçer, suyu bütün nehirlerden saf ve baldan tatlıdır. Rengi kardan beyazdır, kumu inciden üstündür. Cennet nehirlerinden biri de kevser nehridir. Cenab-ı Hak, onu sevgilisi Hz. Peygamber (S.A.) Efendimize vermiştir. Bu nehrin eni 900 mildir ve kaynağı, Arşın altında olup oradan Sidre’ye gelir. Oradan da Firdevs Cenneti’ne dökülür. Yaydan atılmış ok gibi süretle Firdevs-i ala ile diğer Cennetlerden akar durur. Bunun rengi yoğurttan beyazdır, tadı şekerden lezzetli, kokusu amberden hoştur ve ondan içen hastalık görmez ve lezzetini kaatiyyen unutmaz ve evvelki Cennetin kapısı yanında ve kevser nehrinin kenarında renkli cevherlerden kaseler vardır ki sayıları yıldızlardan çoktur. Sonra haşır olmadan, Sırat Köprüsünü geçmeden ve Hz. Peygamber (S.A.) Cennete giirmeden evvel, ümmetiyle bu nehirden su içeceklerdir. Kevser nehrinin bütün çevresi en güzel Lü’lü ve kırmızı yakuttan saf saf yüksek ağaçlar vardır ki, dallarının çoğu çeşitli güzel sesler çıkarır ve dalların üstünde başka türlerden kuşlar vardır ki çeşityli lügatlarla Allahı tebih ederler (Subha-nal lah) derler.

Cennet nehirlerinin bir kafur, biri nesim, biri selsebil, biri rahik-ı- mahtumdur. Bu saydığımız nehirlerden başka yüksek Cennetler içinde akan nice bin nehir vardır ki, çevrelerinde nice 100 bin ağaç ve güzel meyveler vardır ve Cennet ehli için Sünrüs ve istibrak gibi nice bin renkte değerli elbiseler vardır ve nice bin çeşit lezzetli yemekler ve tatlı icçkiler vardır ki sayısını ancak Allah bilir. Cennetlerin eni, yani sekiz surundan, her iki surun arasındaki mesafe, gökle yerin eni kadar, uzunluğu ise sonsuzdur. Bütün cennetlerin derecelerinin toplamı 6666 derecedir. Kur’an-ı Kerim’in bütün ayetleri kadar. Her iki derecenin arası 500 yıllık mesafedir. Çünkü Cennet ehli, ezberledikleri Kur’an ayetleri kadar derecelere nail olurlar. Bu sebepten Kur’an hafızları Cennet derecelerinin yükseğini bulmuş ve yerleri Aden cennetinin ortası olmuştur.

Madde-2

Cennet nimetlerinin çeşitlerini ve orada bulunan Huri ve Gılman ve Cennet ehlinin, Allah’ı nasıl göreceklerini bildirir.

Ey aziz, bil ki tefsir ve hadis ehlinin ittifakla bildirdiklerine göre cennet ehlinin iştihalandığı, özlediği nimetler derhal önlerine gelir. Yüksek ağaçların sarkan meyveleri, bir işaretle ellerine erişir ve her anda çeşitli meyvelerin lezzetini alırlar. İstedimkleri her yemek ve içkiyi derhal önlerinde hazır bulurlar. Didinme, kazanma ve pişirmeye ihtiyaç yoktur. Çünkü cennette zahmet ve ateş olmaz. Cennet ağaçlarının çoğu Tuba ağacıdır ki kökü Sidre”oe, dal ve yaprakları bütün Cennet köşklerinin içine yayılmıştır. Tıpkı çok yüüksekte olan Güneş ziyasının dünya evlerine girişi gibi. cennet halkı, bu ağacın çeşitli meyvelerinden her an lezzet almaktadır. Mü’minler için rengarenk süslenmiş ve döşenmiş (s: 18) köşkler ve bu köşklerdeki tahtlar üzerinde saçları amber kokan, hilal kaşlı, kara gözlü, güneş yüzlü, tatlı sözlü, nazlı, işveli, inci dişli, mercan dudaklı, gül yanaklı, selvi boylu, güzel huylu, gülden taze ve körpe, pakize huri kızları vardır ki, VCenneteki erkeklerin karılarıdır. Bu hurilerin herbiri 70 kat değerli, çeşitli renklerde gayet ince ve hafif elbiseler giyer, başlarında renkli nurlarla nurlanmış taçlar vardır. Çeşitli mücevherlerle süslenmiş, tahtlar üzerinde yaslanmış, mü’min erkekleri beklerler. Karşılarında, hizmetleri için nice bin gılman-oğlan saf saf ayakta dururlar.

Cennete giren müminler ebediyyen orada kalırlar. Hiçbir zaman çıkmazlar ve selam vererek tatlı konuşur, dedikodu ile kimseyi usandırmazlar. cennet ehli için ihtiyarlık ve ölüm yoktur, elbiseleri eskimez. Gönülleri zengin, gözleri toktur. İstediklerini yer, içer, lakin tuvalete gitmezler. Yiyip içtikleri, güzel kokulu bir ter olup gül suyu gibi bedenlerinden yayılır.

Cennetteki huri ve kadınlar, hayızdan, nifastan ve kötü huylardan tertemiz olmuşlardır. Cennet halkı, her zaman emniyet ve huzur içinde, tedbirlerden, kazanma külfetinden uzak keder ve üzüntülerden arınmış illet ve hastalıklardan selamettedir. Sıhhat ve afiyetleri ebedi, sevinç ve mutlulukları sonsuzdur. Görevli melekler, haftada bir defa, mücevher eğerlerle süslenmiş Burakları (binekleri) müminlere getirir, Allahın selam ve çağrısını bildirir ve müjde verirler. Onlar da binip Aden cennetine yükselip giderler ve Cenab-ı Hakkın misafirhanesine varıp, ikram ve izzetlerini görüp, çeşitli nimetlerini yiyip, sözlerini işitip, Cemalini görürler ve o sözlerle görüşten o karar zevk duyarlar ki, Cennetteki nimetleri unutur ve Allah’ın izniyle yine eski yerlerine dönerler. Bütün cennetlerin hakimi ve hazinelerinin bekçisi sevimli ve büyük bir melek vardır ki şekli insana benzer, adı Rıdvandır. Cennetlerde gece gündüz olmaz. Bütün cennetler, bir an bile ışıksız kalmaz. Çünkü cennetlerin tavanı, Cenab-ı Hak’kın arşıdır. Arşın nurları, her an orada parlar.

Madde-3

Cennet Nimetlerinin özetini ve o devlete nail olanı bildirir:

Ey aziz bil ki Cenab-ı Hak, kutsi hadisinde buyurmuştur ki: Ey ademoğlu! Dünyaya nasıl değer verir ve bağlanırsın ki dünya fani ve nimetleri geçicidir ve hayatı muvakkattır. Muhakkak ki benim yanımda, bana itaatli olan kularım için 8 Cennet hazırlamışımdır. 8 Kapısı olan bu cennetlereni her birinde Zağferandan 70 bin bahçe vardır ve her bahçede inci ve mercandan yapılı 70 bin şehir ve her şehirde, kırmızı yakuttan yapılmış 70 bin köşk ve her köşkte zebercedden yapılmış 70 bin ev ve her evde sarı altından 70 bin oda ve her odada sarı yakuttan 70 bin taht ve her tahtın üzerinde ipekten işlenmiş 70 bin yatak ve her yatak üzerinde bir huri kızı ve her hurinin önünde sarı altından bir tepsi ve her tepside renkli mücevherlerden 70 bin tabak ve her tabakta başka bir çeşit yemek vardır.

Her köşkün altında 4 nehir akar ki, biri su, biri süt, biri temiz şarap, biri de süzülmüş baldır. Her nehirin kenarında 70 bin ağaç vardır. Her ağacın 70 bin çeşit meyvesi ve 70 bin renkte yaprakları ve her ağaç üzerinde renkli kuşlardan 70 bin kuş vardır ve her kuş 70 bin çeşit sesle Allah’ı tesbih eder.

Cenab-ı Hak buyuruyor ki:" bana itaat etmiş olan kullarıma, bunlardan başka her saat başında gölerin görmediği, kulakların işitmediği, gönüllerin duymadığı 70 bin hediye bağışlarım. Cennet halkının elbiseleri 70 kat hülledir, o kadar incedir ki birbirini kapamaz, latındakinin rengi üstündekine vurup birbirinini güzelliğini artırır. Bunlar, Cennetten çıkmaz, ihtiyarlama, ölmez, üzülmez, ağlamaz, namaz kılmaz, oruç tutmaz, hastalanmaz, kadınlar hayız ve nifas görmez, tuvalete gitmezler. Yalnız gülsuyu gibi ter dökerler. O halde benim rızamı ve Cennetimi isteyen dünyarda kanaatkar ve gözü tok olsun. Dünyanın fani ve geçici olan izzet ve lezzetlerine bağlamasın ve yalnız sevgilim Hz. Muhammed (S.A)'a bağlanıp onu içten sevsin ve onun çizdiği yoldan gitsin.

Madde-4

Livayı Muhammedi ve beyt-ı mamuru bildirir.

Ey aziz bil ki tefsir ve hadis ehlinin ittifakla bildirdiklerine göre: Cenab-ı Hakkın sevgilisi Hz. Peygamber (S.A) Efendimize verdiği Liva-ül- hamd isimli sancağ-ı şeriftir ki, mahşer gününde Hz. Muhammed’in ümmeti bunun altında toplanacak ve peygamberimiz makamına geçip ümmetine şefaatte bulunacaktır.Halen o sancak (Liva-ül-hamd) Cennette, sonsuz bir sahrada, Hamd dağı üzerinde dikilmiş çok büyük bir sancaktır ki, uzunluğu bin yıllık mesafedir.kabzası beyaz gümüşten ve yeşil zeberceddendir,ucu kırmızı yakuttandır. ounu üç köşesi vardır. İki köşenin arası 500 yıllık mesafededir. sancağın üzerinde üç satır yazı yazılmış her satırın uzunluğu 500 yıllık mesafededir. Birnici satır, Bismil-lahir-rahmanir-rahim,ikinci satırı La İlaha-illallah üçüncü satır Elhamd-ü-lillah-ı-rabbil-alemin’dir. Bu büyük sancağın altında 70 bin sancak daha vardır ve her sancağın altında 70 bin saf,melaike vardır ve her safta 70b bin melaike durup,Cenab-ı Hak’kı için tesbih ederler. Bir de Beyt-el-mamur vardır. Rahme-tül firdevste kırmızı yakuttan yüksek bir kubbedir. Cenab-ı Hak, Hz. Adem (A.S)'i,Cenneten yeryüzüne inirdiğinde tvbesini kabul etmiş ve ona ikram olarak Beyt-el mamuru cennetten yeryüzüne indirmiş ve bugünkü kabe’nin yerine koymuştur,ta ki Hz. Adem için cennetin bir yadigarı olup tavaf ve ziyaret etsin. Onun, doğuya ve batıya açılan iki kapısı vardı. Beyt-el-mamurun içinde nurdan iki kandil vardı ki bunların (s: 20) aydınlatabildikleri yerin tamamı bugün Kabe olmuştur. Cenab-ı hak’kın emriyle 7 kat göklerde oturan melekler,nöbetle inip Hz. Adem (A.S) ile birlimkte Beyt-el-mamuru ziyret ve tavaf ederlerdi. Beyt-el-mamura hergün 70 bin melek girip orada namaz kılarlar. bunlar bir mınıf melektir ki bunlar a cin de derler. Çünkü İblis onlardandır. Bunlar o kadar çoktur ki Beyt-elmamure bir kere girene kıyamete kadar bir daha sıra gelmez.

Birinci Bölümün Üçüncü Kısmı

Cennet altında bulunan melaike perdelerini,Allahın deniz ve hazinelerini, 7 kat semanını keyfiyetini ve her gökte oturanmelekleri, Güneş, Ay ve yıldızların harektelrini iki maddede bildirir:

Madde-1

Yüksek cennetlerin altında olan meleklerin çeşitli perdeleri ile Allah’ın deniz ve hazinelerini, , keyfiyetlerini,7 kat semayı ve her birinde oturan melekleri ve onların şekilleriyle tesbihlerini bildirir:

Ey aziz, bil ki, tefsir ve hadis ehlinin ittifaklabildirdiklerine göre: Cenab-ı Hak, yüksek Cennetlerin altında,Güneş ışığından 70 bin perde yaratmıştır. bunların da altında Ay ışığından 70 bin perde yaratmıştır ve bunların altnda karanlıktan 70 bin perde yaratmıştır. bu peredelerde çeşitli melekler vardı ve onların altında kızgın-ateşli deniz var. ounun altında Rak-kı-menşur denilen deniz, onun altında da Rak-kı-Maksum denilen bir deniz,onun altında da Kumkam denizi, onun altında da hayvan denizi vardır. Bu denzcilerin adlardı, Allah’ın hazinelerinden kinayedir.

Bu denizleri altında 7 kat gök vardır ki parlak nurdan bir deyişe göre kırmızı yakuttandır ve adı Aribandır. Burası meleklerle doludur. Hepsi de erkek suretindedir.Tesbihleri (Süphanal-lah ve bi-hamdi- hi, adede halkı-hi vezne-ti arşı-hi ve midadi kelmati-hi) dir. Bunar, Allahtan başkasını bilmezler, birirlerine dahi bakmazlar. Allalhı’nı kokusundan ayakta alanlar kıyamet kadar ağlarlar. Bunlara yakın melekler, Ruhiyyin derler. Bunlaın reislerinin adı(s:21) Rukyail,7. semanın bekçisidir. Onun altındaki gök,en güzelLü’lü’dendiradı Ruka’dır. Melekleri oğlanlar suretindendir Yüzleri gülden tazedir ve hepsi de Allah’ın korkusundan rukü’a gitmişlerdir.Tesbihleri ‘Süphane rebbi’külleşey’dir. Reislerinin adı Kemhail’dir.Altıncı semanın bekçisidir.Bunun altında beşinci gök vardı, kırmızı altındandır,adı Dinka’dır. Melekleri huriler suretindedir. Hepsi de Allah’ın korkusundan oturmuştur,tesbihleri: (Süphanel halik-ün-nur ve bihamdi-hi) dir.Reislerin adı Semhail’dir ve beşinci semanın bekçisidir. Onun altında beyaz gümüşten yapılı dönrdüncü gök vardır. İsmi Erkulun’dur. Melekleri süvari şeklindedir. Tesbihleri (Süphanel-melik-il kuddus rabbuna ve rahbül melaike-ti verruh)'tur.Reislerinin adı Kakail’dir,dördüncü semanın bekçisidir. Onun altında sarı yakuttan yapılmış üçünçü gök vardır.Adı Maun’dur. Melekleri kartal suretindedir,tesbihleri: (Süpphanel-melik-ül hayyillezi la yemut)dur. Reislerinin adı Safdail’dir. Üçüncü semanın bekçibsidir Onun altında kırmızı yakuttan yapılmış ikinci gök vardır. Adı: Kadyum’dur. Melekleri,deve suretindedirTesbihleri: (Süphanne zil-izzeti vel ceberrut)'tur. Reislerinin adı,Mikail’dir. İkinci semanın bekçisidir. Onun altında da yeşil szebercedden yapılmış birinci gök vardır.Adı: Berkia’dır.Melekleri inek suretindedir,tesbihleri:( Süphane zil-mülk-ı- vel-melekut)tur. Reislerinin ismi İsmail’dir Dünya semasının bekçisidir.

Bu melek, çok büyük ve çok güzeldir ki vekili Mikail’dir. Yağmurları her yere ayırıp gönderen bu melektir. Yağmur damlaları, onun hesabına göre dünyaya iner. Bulutlar,onun sürdüğü yere gider Bu 7 kat semanın kırmızı altından sayısız kapıları vardır ki kapalıdır.Anahtarları, Allah-u ekber, ism-i-celilidir. Her semanın kapıları,reislerinin izniyle bekçileri tarafından açılırlar.

Bu 7 semanın her birinin kalınlığı beş yüz yıllık mesafededir.İki semanın arasındaki mesafe de beşyüz yıldır. Bu 7 kat semanın büyüklük ve mesafelerini belirtmekten maksat,rakamlarını göstermek değil,Cenab-ı Hakkın kudret ve azametine iştirak etmek içindir. Çünkü onun kudreti,sınırsız ve sonsuzdur. Doğru deyişlere göre bu 7 kat gök,şekil ve biçim bakımından 7 çadıra benzer ve Arzın etrafında bulunana 8 Kaf Dağı’ndan 7'sinin üzerine konmuşlardır. 8'inci Kaf Dağı da Dünya semasının içinde Dünyamızı çevrelemiştir ve bu göklerin çevresi,bu dağlarla son bulmuştur.

Madde-2

7 Kat semanın altında Dünya semasına bitişik olan denizle bunun içinde bulunan Güneş,Ay ve yıldızların doğuş ve batışını ve bunların bazı hallerini bildirir.

Ey aziz, bil ki bazı tefsir ve hadis ehline göre Cenab-ı Hak, dünya semasının altında ve ona bitişik bir su denizi yaratmıştır ki o deniz, semanın (s: 22) içini bütün çevresiyle kaplamış olup kabarmış olan dalgalarıyla birlikte,Cenab-ı Hakk’kın emir ve kudretiyle havada durlmakta ve onun bir damlası bile havaya düşmememktedir. Güneş, Ay ve yıldızları kendi arşının nurundan yaratmış ve adı geçen denizin içinde balık gibi yüzmektedirler.

Evvela bütün kürelerin en büyüğü ve parlağı olan Güneş’i, sonra Ay’ı yaratmıştır. Daha sonra Cenab-ı Hakk’ın emriyle Cebrail (A.S) ‘ın kanadıyla Ay’ın yüzü silinerek ışığı yok edilmiştir. ta ki aydınlığı sönüp gece ile gündüz seçilsin ve onunla sene ile ayların hesabı bilinsin.Ay yüzünde çizgiler gibi görünen siyahlıklar,sönmüş olan ışığın izleridir.

Cenab-ı Hak, adı geçen deniz içinde Güneş için 360 ilikli elmas cevherinden bir araba yaratmış ve Güneş’i onun üzerine yerleştirip her iliğini tutmak için de bir melek tayin etmiştir. Ta ki Güneş’i arabasıyla o denizde doğudan batıya çekip götürsünler.

Cenab-ı Hak, Ay için de 300 ilikli,sarı yakuttan bir araba yaratmış ve Ayı onun üzerine koymuştur. Her iliğini tutmak için de bir melek tayin etmiştir ki Ay’ı,arabasıyla o deniz icçinde doğudan batıya alıp götürsünler diye. Ayrıca yine Ay için Lahür cevherinden 60 ilikli bir kılıf yaratmıştır ki ona da 60 melek tayin etmiştir. Sonra Ayın arabasını çeken melekler,onu güneşten gün be gün uzaklaştırdıkça,kılıfına tayin olunan melekler de Aydan,azan azar kılıfını uzaklaştırırlar. Ta ki Ay güneşe karşı tam geldiği zaman kılıfı da tamamen çıkmış olur ki,o zaman Ay tam Bedir halinde görünür. Sonra melekler Güneşi,Aya yavaş yavaş yaklaştırdıkça öbür taraftan da kılıfını aynı düzende yaklaştırırlar.Ay, güneşe yaklaşınca kılıfını da ona tamamen giydirirler. Bu durum kıyamete kadar böylece devam edecektir. Bunun için Ay, bazen hilal,bazen yarım ay,bazen de Bedir halinde görünür. Diğer küre ve yıldızların en büyüklerine onar, en küçüklerine birer melek tayin etmiştir . Ta ki, Cenab-ı Hak’kın emir ve takdirine göre o denizde onları yürütüp, belli zamanlarda doğuş ve batışlarını sağlıyorlard ve Kaf Dağının arkasında, adı geçen denizde Kevkeplerle yıldızların here birini yine kendi doğuş yerlerine götürürler.

Yıldızlardan çıkan ateş parçaları ilahi emirleri dinlemek isteyen şeytanları döver ve yakarlar. Cenab-ı Hak’ın kudretiyle Güneş ve Ay için ve bütün yıldızlardan yalnız beş tanesi için Arzın iki tarafında çok sayıda doğuş ve batışlar yaratmıştır. Onun için bunlara 7 gezegen derler ki her fün her biri başka bir yerrden doğar ve başka bir yere batar.

Cenab-ı Hak, Güneş için doğu tarafından, siyah topraktan kaynayan 180 pınarı, doğurmakta ve yine batı tarafından siyah balçıktan çıkan 180 gözü (pınarı) batırmaktadır ki, bunlar şiddetli ateş üzerinde fıkır fıkır kaynayan kazanlar gibi kaynamaktadır. sonra Güneş, Allah’ın takdir ve bilgisiyle altı ay kadar hergün yeni bir yerden doğmakta ve başka bir yerde batmaktadır ve 6 ay(s: 23) bitince yine doğuş ve batış yerlerine tekrar dönüp gider ve sene tamamlanınca yine eski yerlerine dönmekte ve böylece kuzeyden güneye,güneyden kuzeye doğru daimi hareket halindedir.Bu sebepten kış mevsiminde Güneşin doğuş ve batış, güney yönünden olmakta, yaz aylarında ise kuzey önünde doğup batmaktadır ve bu hal, kıyamete kadar bu minval üzere gider. Eğer bu aydın güneş, adı geçen denizde batık olmayıp havaya yükselseydi O, bize çok yakın olacak ve yerdeki bütün yaratıkları yakıp kavuracaktı. Ve eğer Ayın güzel ve ışıklı yüzü o deniz vasıtasıyla örtülmeyip olduğu gibi görünseydi dünya halkı Ay’ın güzelliğine hayran kalacak ve kendilerine ilah kabul edeceklerdi diye ayrıca söyleyenler vardır.
3
Hadis / Sekizincinin adı Aden Cennetidir ki en güzel Lü’lu’dendir.
« Son İleti Gönderen: Mehmet Asa 14 Şubat 2018, 14:26:37 »
Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin, “Gunyet-üt-tâlibîn” adlı eserindeki Cennet, Cehennem ve tövbe bahsinden seçmeler: Biliniz ki ...... Bu şehirler binlerce kilometre uzunluğundadır. İki şehrin arası ... Sonra Cennet ehli, Dârüsselâmda Allahü teâlâyı gördüklerinde, Allahü teâlâ, onlara inci ve yakuttan da yüzükler ihsân eder.

Birinci Cennetin ismi Darül Celal’dir ki, beyaz incidendir.

İkincisinin adı Darüs-selamdır ki kırmızı yakuttandır.

Üçüncüsünü ismi, Cennet-ül me’vadır ki yeşil Zeberceddendir.

Dördüncüsünün adı, Cennet-ün -naim’dir ki beyaz gümüştendir.

Altıncısının adı Cennet-ül-firdevs’tir ki kırmızı altındandır.

Yedincisinin adı Cennet-ül karar’dır sarı misktendir.

Sekizincinin adı Aden Cennetidir ki en güzel Lü’lu’dendir.

CENNTİN yarısı MÜSLÜMANLARLA dolacak. Fakirler kırk yıl CENNETE daha önce gireceklerdir. CENNETLİKLER 120 saftır 80 safı MUHAMMET ÜMMETİNDEN oluşacak. CENNETTE en düşük yer 10 tane bu dünya kadardır.

CENNETİN zemini gümüştür ve mermer gibi düzdür, toprağı misk, tepeleri safran, duvarları inci yakut, altın süslemelidir. İçerden dışarısı dışarıdan da içerisi gözükecektir.

CENNETTE 2 derece arası sizin buradan yıldızlara baktığınız gibidir.

4
İslam İlmihal / Ynt: kaza ve kadere iman
« Son İleti Gönderen: Maxinut 09 Şubat 2018, 07:55:14 »
Bu bir kaza ve gerçekten iyi bir kader. Gerçekten seviyorum
5
İslam Genel / Ynt: kelime-i tevhid
« Son İleti Gönderen: Maxinut 09 Şubat 2018, 07:53:26 »
Ben çok iyi biriyim, onu çok seviyorum, iyi bir haber çıpası.
6
Namaz / Ynt: Hacet namazı kılmayı teşvik eden hadis
« Son İleti Gönderen: Santiago 06 Şubat 2018, 10:54:24 »
Please know more about the information you have published so that I can use it in the future.
7
H.z Peygamber (s.a.v) / Ynt: Makamı Mahmud Muhammedi Dua
« Son İleti Gönderen: Santiago 06 Şubat 2018, 10:50:00 »
Can you recommend me how much?
8
Hadis / Pazar Günü Namazı cennette misk-i ezfer’den şehir verir.”
« Son İleti Gönderen: Mehmet Asa 20 Ocak 2018, 14:41:04 »
PAZAR:
• Ebu Hureyre’den rivayet olunan bir hadis-i şerifte:
“Pazar günü dört rekât namaz kılıp her rekâtında Fatiha ile ‘Amene’r-Rasulü’yü birer kere okuyan kimseye Allahü Teâlâ Nasranî kadın ve erkeklerin sayısı kadar iyilik yazar. Bir peygamber sevabı verir, onun için bir hac ve bir umre yazar ve her rekâtına bin namaz yazar ve her harfine cennette misk-i ezfer’den şehir verir.”

Pazar günü dört rekat namaz kil her rekatında bir elham bir amener resulu okuyarak namazi tamamla bu namazi kilan hiristiyan erkek ve kadinlarin sayisinca o kisiye iyilik yazilir ve o kisiye bir peygamber sevabi ve o kişiye bir hac ve umre sevabi verilir ve her rekatina karsilik bin namaz yazilir ve namazda okudugu her harfe karsilik ona cennette miskten şehirler verilir kaynak ulumittin gazali
ÇOK FAZİLETLİ BİR NAMAZ

Pazar gunu namazi: Bu namaz 4rekattir istenilen vakitte kilinabilir. Her rekatta bir fatiha bir amenerresulü okunarak <<Felak ve Nas sureleri>> de okunarak bu pazar gunu namazi kilinir. Namaz bitince 10kere <<Estagfirullah>> diye istigfar eder. 10 kere Peygamberimize salevat serife getirir. Bu namazin sevabi pek coktur. Hz.Ebu Hureyre R.A rivayet ettigi hadis-i serifde: Bu namazi kilana:
<<Peygamber sevabi verir. Bir hacm bir umre sevabi verir. Her rekattan dolayi defterine bir namaz sevabi yazilir. Bu namazda okunan her harfe mukabil bir sehir Cennete bina edilir>>
Iste bu pazar namazini kilana bu kadar sevab vardir. Amenerrasulu'yu bilmeyen kendi istedigi sureyle de kilar.

Kaynak: Yusuf Tavasli (tam namaz hocasi)
9
Hadis / Cennet Kızları Huriler
« Son İleti Gönderen: Mehmet Asa 20 Ocak 2018, 14:38:45 »
Ebu Aişe es-Sa´di ve Ebu Hafs el-Avefı Enes b. Malik´den (ra) şunu naklettiler: Allah Resulü (sav) buyurdu ki: "Kim akşam namazını cemaatla kılar, sonra onun ardından iki rekat daha kılar ve bu arada kimseyle dünyevi bir konuda konuşmaz, ilk rekatta Fatiha ile Bakara´mn ilk on ayetini, ortadaki iki ayetini (Bakara/163-164) ve onbeş kez îhlas suresini okur, sonra rüku ve secde etmesinin ardından ikinci rekatta Fatiha, Ayete´l-Kürsi, onu takip eden iki ayet, Bakara´nın son üç ayeti ve onbeş kez îhlas suresini okursa onun için Adn cennetinde tamamı inci ve yakuttan bin şehir bina edilir, her şehirde bin ev, her evde bin bölüm, her bölümde bin sofa, her sofada bin oda, her odada çeşitli mücevherlerden yapılmış bin yatak, her yatakta astarları atlastan, yüzleri parlak bir nurdan bin yaygı, yatağın bir tarafında bin refika, diğer tarafında da bin refika, yatağın üzerinde de neyle anlatılsa güzellik ve mükemmelliğini daha da arttıran huri gözlü bir hanım vardır. O hanımı, ya-kınlaştırılmış bir melek ve gönderilmiş bir peygamber dahi görse, onun güzelliğine kanar, kabası yatağın iki tarafını doldurur. O hanımlardan her biri üzerinde biri diğerini gizlemeyen bin elbise vardır. Dizi ipi yakutun altından, kırmızı şarap billur kadehten nasıl görünürse, onun teni de bu bin elbisenin altından öyle görülür.Her hanımın bin erkek hizmetçisi, bin hizmetçi cariyesi ve köşklerinin bin bekçisi olur. Bunlar, sadece ona mahsus olan hizmetçilerdir. Eşinin de aynı şekilde hizmetçileri vardır. Odalardan her birinde, bir Tesnim pınarı, bir Kevser pınarı, bir Kafur pınarı, bir Zencefil pınarı, bir Selsebil pınarı, bir Tuba ağacı dalı, bir Sidretü´l-Münte-ha dalı vardır. Yine her odada bin sofra vardır ki bunlardan her birinin genişliği iki dünya genişliğincedir. Her sofrada inci ve mücevherle süslü bin altın sini, her sinide, tadı, rengi ve kokusu farklı bin çeşit yemek vardır. Allah Teala veli kuluna öyle bir kuvvet verir ki, bütün bu yemekleri ve bunlar kadar içeceği yiyip içer ve dünya günlerinden bir günün bir kısmı kadar sürede bütün eşlerini mutlu eder. Her şeyin üstünde güç ve cömertlik sahibi olan Allah´ı teşbih ederiz ki O her şeye kadir ve alemlerin Rabbı´dır".

CENNET HURİLERİ

Peygamber (SAV) buyurdu:
– Allahü teâlâ, hurileri dört türlü nesneden yarattı. Ayak parmaklarından dizlerine kadar zağferandan, dizlerinden göbeklerine kadar miskden, göbeğinden boyunlarına kadar amberden, boyun ile başları kâfurdan, saçları karanfildendir. Şayet o hurilerin birinin ağzından bir damla su damlasaydı dünyada tuzlu su bulunmazdı. Hurilerin göğüslerinde ait oldukları mü’minin ismi yazılmış olacaktır. Parmakları, kulakları, boyunlarında çeşit çeşit akla hayale gelmedik mücevherleri vardır.

İbni Abbas (RA) rivayet eder:
– Cennette bir erkeğe verilen hurilerin başında hepsinden daha ziynetli ve güzel bir baş huri vardır. Ona, güzel mânâsına “Hûbân” derler. Güldüğü zaman dişlerinden nur çıkar. Diğer huriler ona âşık olurlar. Şayet ağzından bir damla su, acı denizlere düşmüş olsaydı şeker şerbeti gibi tatlı olurdu.
İbni Mes’ud’un (RA) rivayetine göre Peygamber Efendimiz anlatıyor:
-Cebrail kardeşim anlatıyor: “Cennette, meleklerin altın, gümüş madenlerinden köşkler, saraylar yaptıklarını gördüm. Bazen inşaatı tatil edip birbirlerine:
– Durun, durun! Tasarrufumuz, harcımız kesildi, derler
– Sizin tasarrufunuz, harcınız nedir? diye sorduğumda, bana:
– Bu yaptığımız köşkler, sarayların harcı, mü’minlerin hayır amelleridir. Bir mü’min hayır işlerinden uzaklaşırsa biz de inşaatı durdurur, dinleniriz, cevabını verdiler.

Allahü teâlâ, hadîs-i kudsîde azametiyle Cennet nimetlerinin özünü ve bu nimete kavuşanı şöyle bildirdi: "Ey Âdemoğlu! Sen dünyâya ne kadar rağbet ve iltifat ediyorsun. O fânidir. Nimetleri ve hayâtı geçicidir. Bana itaat eden kullarım için sekiz Cennet hazırladım. Kapıları da sekiz tanedir. Her bir Cennet'te za'ferândan yetmiş bin bahçe; her bir bahçede inci ve mercandan yetmiş bin belde; her belde içinde kırmızı yakuttan yetmiş bin kasr (köşk); her köşkte zebercedden yetmiş bin dar (ev); her evde sarı altından yetmiş bin oda vardır ve her odanın içinde ipekli kumaştan yetmiş bin yatak döşenmiştir. Her yatak üzerinde bir huri kızı ve her hurinin önünde sarı altından bir sini; her sinide renkli cevherlerden yetmiş bin tabak; her tabakta ayrı bir yemek bulunmaktadır. Biri su, biri süt, biri şarap ve biri bal olmak üzere her köşk altından da dört nehir akar. Her bir nehrin kenarında yetmiş bin çeşit meyvesi ve yetmiş bin renkte yaprağı olan yetmiş bin ağaç vardır. Her ağaç üzerinde yetmiş bin cins kuş olup, her kuş, beni yetmiş bin çeşit ses ile tesbih eder. Benim itaatli kullarıma bunlardan başka her bir saatte gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, kimsenin hatırına gelmediği yetmiş bin hediye bahş ederim. Cennet'imde bulunanların elbiseleri yetmiş kat hülledir. Çok ince ve nâzik olan bu elbiseler birbirlerine engel olmayıp, altındaki elbiselerin renkleri ile karışıp görünürler.
Cennet'ime girenler bir daha çıkmaz, ölmez ve ihtiyarlamazlar. Üzülme, korkma, ağlama ve hastalanmaları yoktur. Namaz kılmadıkları gibi, oruç tutmazlar ve kadınlar hayız görmezler. Halâya gitmeyip gülsuyu gibi ter dökerler. Benim, rızâmı ve Cennet'imi isteyen, dünyâda aza kanaat edip, onun fâni, geçici lezzetlerini terk etsin. Habîb’ime uyarak O'nu sevsin ve yolundan gitsin."[ Mârifetnâme ]

Cennet Kızları Huriler

Hurilerin yüzleri ak ve nurludur.Saç örgüleri siyah nurdandır.Mü'minler Cennette evlerine girip yerleştikleri vakit,her evin içinde 70 bin taht ve her tahtın üzerinde bir huri bulunur.Saç ve kirpiklerinden başka kıl yokur.

Bir rivayette Cennet ehline 500 huri verilecektir.Cennette öyle ağaçlar vardır ki bunların dallarında gümüşten çıngıraklar vardır.ALLAH TEALA Arş'ın altından bir yel estirir ve bu çıngıraklardan çeşitli zevkli nağmeler çıkar.Bunlar okadar zevklidirki bir ikikez işitilse bihuş olup yerlere serilirlerdi.

Resül-i Ekrem:

"Cennete ırmaklar ve ırmakların kenarında bekleyen za'ferandan yaratılmış hizmetçiler vardır.Bunların hepsi 70 ses ve makam içinde tesbih edrler. Ayrıca hurilerin her birinin sesi Davud(a.s) 'ın sesinen daha güzeldir.

Bunlar bir birlerine :

-Sen kimin sin?Ya sen ? diye sorarlar.

Birisi:

-Ben sabah namazını cemaatlekılanınım,diğeride buna benzer şeyler söyler "buyurmuşur.

"ALLAH TEALA Cennett kızıl yakuttan 70 bin şehir yaratmışır.Her şehirin içine ak inciden70 bin ev yaratmışır. Her evin içinde yeşilzebercedden 70 taht yaratmış ve her tahtın üzerinde hurilerden bir kız oturur."buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz:

-Bu şehirler kimindir? diye soranlara:

-Beş vakit namazını cemaatla kılanındır, buyurmuştur.

Peygamber Efendimize:

-ALLAH TEALA hurileri nerden yarattı ?diye sordular.

Resül-i Ekrem;

-Ayaklarını dizlerine kadar miskten ,dizlerinden karınlarına kadar anberden ve karınlarından başlarına kadar da kafurdan olmak üzere üç şeyden yarattı.

Kirpiklerini siyah nurdan yarattı,buyurmuşur nitekim

ALLAH TEALA

Yine Resül-i Ekrem

-"Her müslümanın çeşitli hayırları ve her hayrı içinde Cennette bir çadırı içindede yakut ve mercana benzeyen hurisi vardır. Her çadırın dört kapısıdır ve her kapıdan ALLAH TEALA tarafından her saat çeşitli armağan ve hediyeler gelir"buyurmuştur.

Yine nakledildiğine göre Resül-i Ekrem buyurmuşturki:

"Cennette huri adını taşıyan birtakım kızlar vardır.Bunların etrafında 70 bin cariye dolaşır.Bu huriler:

-Biz dünyada emr-i maruf ve neyh-i ani'l-münker edenlere aitiz ,derler."

Burada dikkat edilecek bir cihet,dünya kdınlarından dindar olanların da bu huriler meyanında ve belkide bunlardan daha üsün olduklarını bilmektir. Bunlarda erkekler gibi cennetin bütün zevklerinden istifade ederler.Her erkeğin dünya kadınlarından iki kadını olucaktır. Bunlar hurilerden daha üstün mevkidedirler.

Bir islami siteden Alıntıdır

10
Hobiler / bayanlar en çok neyi sever
« Son İleti Gönderen: Emirbertan 14 Ocak 2018, 21:25:34 »
. Listenin başında Çikolata var eve giderken çikolata alarak onu mutlu edebilirsiniz

2. Güzel Kokulu çiçekleri her özel günde ya da gün içinde kullanabilirsiniz

3. Altın, Gümüş, Pırlanta ya da boncuk ne olduğu önemli değil kadınlar Takı sever

4. Güzel tasarlanmış bir akşam yemeği

5. Romantik bir filmi beraber izlemek

6. Baş başa bir tatili beraber tasarlamak

7. Mutfağa girerek ona yemek yapmak

8. Bir jest olarak sabah kahvaltısını o uyanmadan hazırlamak ya da yatağa kahvaltı getirmek

9. Önemli günlerin hatırlanması ve ufak jestlerle taçlandırılması

10. Beraber alışverişe çıkmak o elbiseleri sizin için denerken fikrinizi söylemek, ona yakışacak parçalar seçmek

11. Ele ele yürümek

12. Güneşin batışını izlemek

13. Güneşin doğuşunu izlemek

14. Geleceğe dair planlarınızı paylaşmak

15. Evde uzanmış film izlerken bir bardak kahve getirmek ve uzun sohbetler etmek

16. Gün içinde ufak sevgi mesajları atmak

17. Birden bir müzik açarak onunla dans etmeye başlamak

18. Onun önemsediği şeylere değer vermek

19. Beraber bir evcil hayvan yetiştirmek ya da hediye etmek (köpek ya da kedi oldukça ideal)

20. Hatalı olduğunuzda özür dileyebilmek

21. Aşırı kıskanılmadan sahiplenildiğini hissettirebilmek

22. Kariyerinde verdiği her kararda onun destekçisi olunduğunuzu söylemek ve eyleme dökmek

23. Canınız sıkkın olduğunda ya da onun canı sıkkın olduğunda bunu onla paylaşarak hayatınızı açmak

24. Saçında giyiminde yaptığı değişiklikleri fark etmek

25. Güzel cümleler kurmaktan kaçınmamak

26. Sabahları öperek uyandırılmak

27. Gün içinde sesini özledim aramaları yaparak özel olduğunu hissettirmek

28. İş yerine sürpriz ziyaretler yapmak ya da çiçekler göndermek

29. Sevdiği yazarın kitabını, müzisyenin albümünü, markanın elbisesini hediye etmek

30. Üşüdüğünü hissettiğinizde ceketinizi vermeniz ya da şal istemeniz

31. Yağmur altında yürümek

32. Aynı şemsiyeyi paylaşırken sarılarak yürümek

33. Arkadaşlarınız ile tanıştırmak

34. Geçmişinizi, anılarınızı anlatmak

35. Sizin için değerli şeyleri onu ile paylaşmak
Sayfa: [1] 2 3 ... 10